ATAKÖY İHALESİNİ İPTAL EDİYORUZ

ATAKÖY İHALESİNİ İPTAL EDİYORUZ


Haber: Ataköy İhalesini İptal Ediyoruz
Resmi büyütmek için tıklayın

TOKİ, Galleria Alışveriş Merkezi ve Dünya Göz Hastanesi'nin de Yer Aldığı Bölgedeki Ataköy Sahil Şeridindeki Arsanın Satışı İçin Açtığı ve 4 Eylül'de Yapılacak İhaleyi İptal Etti.



Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Galleria Alışveriş Merkezi ve Dünya Göz Hastanesi’nin de yer aldığı bölgedeki Ataköy sahil şeridindeki arsanın satışı için açtığı ve 4 Eylül’de yapılacak ihaleyi iptal etti.

Geçen yıl Mart ayında düzenlenen ilk ihalede, basında yer alan ’adrese teslim ihale’ yönündeki haberler üzerine, Başbakan’ın talimatı ile iptal edilmişti. Aynı gerekçe ile TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ihaleyi bir kez daha iptal kararı almış oldu. TOKİ Başkanı Bayraktar, "Adrese teslim ihale yapıyormuşuz gibi gösteriliyor. Kamuoyunun vicdanını ikna edemezsek gerekirse arsayı hiç satmayız" dedi. Bayraktar, "arsanın değeri 1 milyar YTL gibi" rakam ifade edenlerin, hem ihaleye girmediğini, hem de bu sözlerle kamuoyunda şaibe yaratmak istediğini söyledi. TOKİ’nin zan altında bırakılmak istendiğini kaydeden Bayraktar, kamuoyu vicdanını rahatlatmak için, ihaleyi iptal etme kararı aldığını açıkladı. İhaleye katılmak için şimdiye kadar 2’si yabancı 12 firma şartname almıştı.

İKİ BAŞBAKAN KILIÇLARI ÇÖZÜM İÇİN ÇEKSİN

İKİ BAŞBAKAN KILIÇLARI ÇÖZÜM İÇİN ÇEKSİN


Haber: İki Başbakan Kılıçları Çözüm için Çeksin
Resmi büyütmek için tıklayın

Rusya'nın Gümrüklerde Türk Tır'larını Engelleme Uygulamasına Türkiye de Bugün Karşılık Vermeye Başlıyor.


Rusya’nın gümrüklerde Türk TIR’larını engelleme uygulamasına Türkiye de bugün karşılık vermeye başlıyor. Ancak, Türkiye’nin, yüzde 63.4’ü petrol ve doğal gaz olmak üzere, 23.5 milyar dolar ithalat yaptığı Rusya’ya bu yöntemle zarar vermesi imkansız. TİM Başkanı Oğuz Satıcı, iki ülke başbakanları Putin ve Erdoğan’ın krize el koymasını istedi.

RUSYA ile Gürcistan arasındaki savaşlı gerginlikte ABD ve NATO ülkesi olarak ’iki arada’ kalan Türkiye bir kez daha bölgedeki bir gerginlikten çok büyük ekonomik zararlar görmek üzere. Rusya’nın, Boğazlar’dan NATO gemilerinin Karadeniz’e geçişine izin vermesine tepki olarak Türkiye’ye karşı başlattığı, gümrüklerde Türk TIR’larını engelleme eylemi 4.7 milyar doları bulan ihracatımıza büyük darbe vuruyor. Buna tepki olarak bugün Türkiye’nin başlatacağı karşı önlemler ise iki ülke arasındaki dış ticaretin yapısı nedeniyle anlamsız ve etkisiz kalacak. Çünkü, Türkiye’nin, yüzde 63.4’ü petrol ve doğalgaz olmak üzere 23.5 milyar dolar ithalat yaptığı Rusya’ya bu yöntemle zarar vermesi neredeyse imkansız. Hatta Rusya’nın doğalgaz vanalarını kısması halinde Türkiye, önümüzdeki kış aylarında üretimde ve ısınmada ciddi sıkıntılarla karşılaşabilir. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, bu krizin, bürokratlara ya da bakanlara bırakılarak aşılamayacağını belirterek, iki iyi arkadaş da olmayı başaran Putin ve Erdoğan’ın acilen çözüm için masaya oturmasını önerdi.

Akıl dışı bir durum

Satıcı, ticareti engelleme restleşmesinin akıl tutulması gibi bir durum olduğunu belirtti ve şöyle konuştu: "Bu mesele artık kaynama noktasına geldi. İki başbakanın duruma el koyması ve kılıç darbesiyle sorunu aşması lazım. Gelinen nokta çok can sıkıcı ve çözüm kaçınılmaz. Rusya’nın ticareti engelleme çabası çok yanlış. Çünkü Rus halkı için Türk ürünleri çok önemli. Orada çok yaygın mağazalarımız var. Ruslar için en kaliteli ve ucuz ürün Türk ürünüdür. Rusya gibi ciddi bir ülke ’Türklerin gazını kapatılım, müteahhitlerine iş vermeyelim’ de diyemez. Piyasanın doğası da buna izin vermez. Akıldışı bir durum da daha fazla süremez."

Rus ruleti gibi

Rusya’ya karşı Türkiye’nin ’gümrük engelleme’ önlemlerini anlamsız bulan dış politika yorumcuları, "Bu, Rus Ruleti masasında, Türkiye’nin elinde neredeyse tamamı dolu bir tabancayla oyuna devam etmesi anlamına geliyor" diyor. Bu yoruma neden olan tablo ise şöyle: 2007’de 28.2 milyar dolara ulaşan dış ticarette Rusya’nın ihracatı Türkiye’ninkinin 5 katı. İlk etapta petrol ve doğalgaz ithalatında misilleme yapması mümkün olmayan Türkiye, Rusya’dan gelen demir-çelik, kömür, alüminyum, kereste ve kimyevi maddelerin girişini yavaşlatabilir. Ancak bu ürünler daha çok imalatta kullanıldığından, Türkiye’deki üretimi kötü etkileyebilir. Ayrıca Türkiye’deki elektriğin yarısı doğalgazdan üretiliyor.

Türkiye Rusya’nın 4’üncü büyük pazarı

GEÇEN yıl toplam ihracatı 352 milyar doları aşan Rusya’nın en büyük 4’üncü ihracat pazarı Türkiye. İthalat toplamı ise 200 milyar dolara yaklaşan Rusya’nın en çok ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında Türkiye ancak 14’üncü sırada bulunuyor. Rusya ve Türkiye arasındaki ticaret hacminin bu yıl 38 milyar dolara çıkması bekleniyordu.

Öte yadan 2007’de Türkiye’ye Rusya’dan 2.5 milyon civarında turist geldi. 2008’in ilk 6 ayında ise 1.2 milyon turist ile Rusya en çok turist gelen ikinci ülke oldu. 2010’da Rusya’nın birinci sıraya çıkması bekleniyor.

Avrupa’dan giden Türk malları da engelleniyor

RUSYA, gümrüklerinde Türk ürünlerine karşı başlattığı boykotu genişletti ve Avrupa’dan gelen Türk menşeili ürünleri de engellemeye başladı. Kötü haberi, Sincan-Uygur Özerk Bölgesi’ne ihracat çıkarması nedeniyle geldiği Çin’in başkenti Pekin’de alan Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Rusya’nın uygulamasının, tamamen tarife dışı olduğunu vurguladı. Tüzmen şunları söyledi: "Türk ürünlerine zorluk çıkarıyorlar. Türkiye’de dünya markaları için üretilen ürünlerin ihracatında da sıkıntı yaşanıyor. Bu uygulamadan hem Türk ihracatçısı hem dünya markaları hem de Rus ithalatçısı zarar görüyor. Rusya’nın bu tavrı doğru değil. Uluslararası ilişkilerde ’Mütekabiliyet (Karşılıklılık) İlkesi’ geçerlidir. Biz de Rusya’nın tavrına aynı şekilde karşılık vereceğiz. Bugünden itibaren benzer engellemeleri biz de Rus menşeili ürünler için başlatacağız."

TÜRK BANKALARINDAN ENDİŞE DUYMALI

TÜRK BANKALARINDAN ENDİŞE DUYMALI


Haber: Türk Bankalarından Endişe Duymalı
Resmi büyütmek için tıklayın

Çağlar, "Bizim Yabancı Bankaların Türkiye'deki Rekabetinden Endişelenmemiz Yerine, Türkiye'ye Gelen Yabancıların, Türk Bankacılığının Gösterdiği Performanstan Endişelenmeleri Konuşulmalı" Dedi.



Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, "Bizim yabancı bankaların Türkiye’deki rekabetinden endişelenmemiz yerine, Türkiye’ye gelen yabancıların, Türk bankacılığının gösterdiği performanstan endişelenmeleri konuşulmalı" dedi.

Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi hedefleyen bir ülkede yabancıların da olmasını çok garipsememek gerektiğini söyledi ve şöyle konuştu: "Türk bankacılık sektörü yabancı bankalarda baş edebilecek noktada. Sermaye birikimi, teknolojik altyapı ve ürün geliştirme konusunda yabancı bankalardan hiç de geri kalmıyoruz. Bana göre bir çok alanda çok daha hızlı karar alabiliyoruz. Bir çok alanda çok daha yeni ürünü hızla geliştirebiliyoruz. O yüzden bizim yabancı bankaların Türkiye’deki rekabetinden endişelenmemiz yerine, Türkiye’ye gelen yabancıların, Türk bankacılığının gösterdiği performanstan endişelenmeleri konuşulmalı. Gelen bankalar da firmalara kredi vermek ve Türkiye’nin tahvillerini almak zorunda. Dolayısıyla bunların çok da korkutucu olmaması lazım."

TARIM SİGORTASI İLE DEVRİM YAPTIK

TARIM SİGORTASI İLE DEVRİM YAPTIK


Haber: Tarım Sigortası ile Devrim Yaptık
Resmi büyütmek için tıklayın

Mehdi Eker, Devlet Destekli Tarım Sigortasını Devrim Olarak Nitelendirerek, 2012 Yılında Her Beş Çiftçiden Birini Sigorta Kapsamı İçine Almak İçin Çalışma Yaptıklarını Söyledi.


Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, devlet destekli tarım sigortasını devrim olarak nitelendirerek, 2012 yılında her beş çiftçiden birini sigorta kapsamı içine almak için çalışma yaptıklarını söyledi.

TARIMve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, 2012 yılında her 5 çiftçiden birinin sigorta kapsamına alınacağını belirterek, çalışmalarını bu vizyona uygun yürüttüklerini söyledi. 2006 yılının sonunda kanunla uygulamaya giren devlet destekli tarım sigortasına neden ihtiyaç duyulduğu hakkında açıklama yapan Mehdi Eker, tarımsal teknolojide meydana gelen gelişmelerin doğal risklerin etkilerini azaltamadığını ve mevcut yasalarla yapılan yardımlardan faydalanan üretici sayısı dikkate alındığında yardımların yetersiz kaldığını kaydetti. Sonuçta, ertelenen çiftçi borçlarının her yıl devlete büyük ölçüde yük getirdiğini, riskler transfer edilemediği için de devlet ve çiftçilerin büyük ekonomik kayıplara uğradığını vurgulayan Eker, şunları kaydetti: "Türkiye’de tarım sektörünü tehdit eden risklerin bugüne kadar sigortalanamayan önemli bir kısmını teminat altına alabilmek, tarımda sürdürülebilirliği sağlamak, devlet desteği ile tarım sigortasını yaygınlaştırmak ve geliştirmek amacıyla tarım cumhuriyet tarihimizde devrim olarak nitelendirebileceğimiz tarım sigortasını uygulamaya soktuk."


Malatyalı çiftçi 15.7 milyon YTL hasar aldı

Mehdi Eker, devlet destekli tarım sigortasını ’devlet-özel sektör-çiftçi’ işbirliği ile Türkiye’de başarı ile yürüten ilk ve tek proje olarak da nitelendirdi.

Sigortanın başladığı 2006 Haziran ayından bu yana 475 bin 94 adet sigorta poliçesi kesildiğini ve toplam da 52.9 milyon YTL de çiftçilere hasar ödendiğini belirtti. Üreticilerin üretimi sürdürebilmeleri açısından tarım sigortaları sisteminin önemli rol oynadığına da dikkat çeken Eker, "Örnek verecek olursak, 2007 yılında Malatyalı çiftçilerimiz 6 bin 702 adet poliçe karşılığında 6 milyon 163 bin YTL toplam prim üretimi gerçekleşmiş olup primin yüzde 50’si oranında yani, 3 milyon YTL devlet desteğinden faydalanmışlardır. Yine 2007 yılında meydana gelen don riski zararından dolayı ise 15 milyon 730 bin YTL hasar tazminatı almışlardır. 2008 yılında Temmuz ayı itibariyle ise, 17 bin 529 adet poliçe karşılığında 25.6 milyon YTL toplam prim üretimi gerçekleşmiş, primin yüzde 50’si oranında yani, 12.8 milyon YTL devlet desteğinden faydalanmışlardır. Bu da çiftçilerimizin tarım sigorta sisteminin çalışmasından memnun olduğunu göstermektedir. Çiftçilerimiz sistemin faydalarını gördükçe ilgileri daha da artacaktır" şeklinde konuştu.

Kuraklık ve sel teminatı için erken

Mehdi Eker, kuraklık ve sel risklerinin neden sigorta kapsamı içine girmediğine yönelik soru üzerine, tarımsal üretimdeki risklerin en önemlilerinden birinin kuraklık olduğunu ve üretimde büyük hasarlara sebebiyet verdiğine değindi. Eker, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kanunun yürürlüğe girmesiyle oluşturulan Tarım Sigortaları Havuzu; henüz çok yeni ve güçlü olmadığı için böyle çok büyük bir riski, sürdürülebilir sigorta tekniği açısından kapsama alabilecek düzeyde değil. Ancak, Tarım Sigortaları Havuzunun sigortacılık tekniği çerçevesinde güçlenmesi ile kısmi olarak sigorta yapılabilir duruma gelebilecektir. Sistemin ilk yılları olması sebebiyle, orta vadede sel ve uzun vadede de kuraklık gibi rizikoların kapsama alınması mümkün olabilecektir. Öte yandan, kuraklık sigorta kapsamında olmadığı için de kuraklık yaşayan çiftçilerimize kuraklık yardımı yapmaktayız."

İspanya’yı örnek aldık iki yılda fark yarattık

MEHDİEker, tarım sigortaları kanunun hazırlanırken dünyada bu alanda başarılı kabul edilen ve öncülük yapan İspanya modelinin örnek alındığını belirterek, şunları söyledi:

"Bu sistemi ülkemizdeki sistemle karşılaştırdığımızda, 30 yıllık tecrübeye sahip İspanya uygulamasında, uygulama başladıktan ancak 8 yıl sonra don teminatı verilebilmiş, bizde ise uygulamanın 8’inci ayında don riski sigorta kapsamına alınmıştır. Her iki sistemde de sigorta yaptırmayan üreticilere, teminat kapsamındaki risklerden dolayı yardım yapılmamaktadır. Prim ödemeleri, bizde taksitli veya hasat sonu ödenirken, İspanya da peşin ödeme yapılmaktadır. Hasar tazminatı ödemeleri bizde en geç 30 gün içerisinde, İspanya’da 60 günde ödenmektedir. Hasar tespit işlemleri her iki sistemde de aynıdır. Uzun yıllardır uygulanmasıyla üreticilerin sisteme katılımı onlarda yüzde 47 seviyesinde iken bizde bu oran binde oranlarından son iki yıldır başarılı uygulamalarla yüzde 2.5 seviyelerine çıkarılmıştır. Uluslararası uygulamalar da gösteriyor ki, henüz 2 yıllık geçmişi olan tarım sigortası oldukça hızlı mesafeler almaktadır"

TÜRK LAS VEGAS'INA ÇEKİDÜZEN

TÜRK LAS VEGAS'INA ÇEKİDÜZEN


Haber: Türk Las Vegas'ına Çekidüzen
Resmi büyütmek için tıklayın

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki (KKTC) Casinolara (Kumarhane) Çeki Düzen Geliyor.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) casinolara (kumarhane) çeki düzen geliyor.

Casino işletmek için 240 yataklı ve 5 yıldızlı otel şartı 500 yatağa çıkarılacak. KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, casinolardan gelen turizm gelirinin yıllık 75 milyon dolar olduğunu, kumarhaneleri bıçak gibi kesmek istemediklerini belirtti ve "Sermaye koyan ve iş yapanları uyarma, birleştirme ya da kapatma yoluna gidebiliriz" dedi.


Birleşme olabilir

Yasa çıktıktan sonra mevcut casinoların değerlendirileceğini kaydeden Soyer, "Bıçak gibi kesmek niyetinde değiliz. Sermaye koyan ve iş yapanları uyarma, birleştirme ya da kapatma yoluna gidebiliriz" diye konuştu. Casinoların önce turizmin çeşnisi olarak gündeme geldiğini anlatan Soyer, bu alandan turizmin getirisinden daha az gelir sağladıklarını belirtirken, "Türkiye’den casinolara oyun oynamak için geliyorlardı. Casinolar çeşni özelliği taşımaya başladılar. Daha sonra hoş olmayan örgütlenme biçimleri ortaya çıktı" dedi. Casinoların Rum kesiminden müşterilerinin de bulunduğuna işaret eden Soyer, bir dönem İsrailliler’i adaya çekmeye çalıştıklarını, yüzlerce turistin geldiğini ancak Rumlar’ın müdahalesiyle İsrailliler’in adaya girişinin durduğunu söyledi.

KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, adadaki casinoları yeniden şekillendireceklerini belirtirken, hazırladıkları yeni yasanın Cumhuriyet Meclisi’ne sunulduğunu söyledi. Yasanın Meclis’in yeni yasama yılında yürürlüğe girmesini beklediklerini anlatan Soyer, "Şu anda 240 yataklı otellere casino açma izni veriliyor. Yeni yasa çıktıktan sonra 500 yataklı olan oteller casino açabilecek" dedi. Casinoların kumarı önleme yasası çerçevesinde değerlendirildiğini hatırlatan Soyer, son dönemde casinolara dönük vergi politikasının değiştiğini, denetimlerin artırıldığını da söyledi.

Ekonomi için önemli

Türkiye’de Tansu Çiller döneminde ani kararla kapatılan casinolar, KKTC ekonomisinde önemli yer tutuyor. Adada 1.5 milyar dolar ithalat, 80 milyon dolar ihracat yapılıyor. KKTC’de halen turizm gelirlerinin GSMH içindeki payı, 378 milyon dolar seviyesinde. Bu rakamın yüzde 15-20’si yani 75 milyon doları casinolardan geliyor. Bu durumda casinolardan ihracat kadar para kazanılıyor. Casinolar, yıllık olarak imtiyaz ücreti veriyor. Bu da turizm gelişme ve tanıtma fonunun yüzde 40-50’lik bölümünü oluşturuyor. Ayrıca, her oyun başına vergi veriliyor. Her casinoya giren kişiden 2 Euro vergi alınıyor. Devletin resmi kayıtlarına göre KKTC’de halen 25 casino faaliyet gösteriyor. 5 casino ise izin bekliyor. Casinolar dışında KKTC’de 100 kadar da bet ofis olduğu tahmin ediliyor.

Turizmi casino da kurtarmıyor

KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre, 2007 yılının ilk altı ayında hava ve denizyolu ile adaya gelen yolcu sayısı 365 bin 719’du. 2008 yılı ocak-haziran döneminde bu rakam yüzde 2.3 oranında artarak 374 bin 145’e çıktı. TC uyruklularda yüzde 4.6 oranında bir artış, yabancı uyruklularda ise yüzde 6.9 oranında azalma gerçekleşti. Turistik konaklama tesislerinde, geçen yılın ilk altı ayında yüzde 29 olan doluluk oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 28’e indi. Geçen yıl 15 bin 75 olan yatak kapasitesi, bu yıl yüzde 4.6 azalarak 15 bin 26’ya indi.

KKTC, kumardan nasıl para alıyor

KKTC’de faaliyet gösteren casinolardan şans oyunları hizmet vergisi alınıyor.

2007 temmuz ayında çıkarılan ’Şans oyunları hizmetleri vergisi yasası’ ile vergi oranları yeniden düzenlendi.

Verginin matrahı, işletme imtiyazı veya izni alan iş yerlerinde jeton, fiş ve benzeri araçlarla kumar veya bahis oynanması karşılığında, işletmenin her gün için elde ettiği brüt gelir olarak hesaplanıyor.

Aylık vergi ilk 5 oyun masası için toplam 3 bin; 6 ile 10’uncu masalar arası her oyun masası için 750; 11’inci ve sonrası her masa için bin dolardan az olamıyor

50 adet oyun makinesi için toplam 5 bin, 51 ile 150’inci makineler arası her oyun için toplam 105, 151 ile 300’üncü makineler arası her oyun makinesi için 110, 301 ve sonrası her oyun makinesi için ise 115 dolardan az olamıyor.

Bakanlar Kurulu bu tutarları her yıl yüzde 50’yi aşmamak koşuluyla artırma veya azaltma yetkisine sahip.

Casino sahipleri faliyetleri dolayısıyla oluşan giderleri ve vergi, resim, harç adı altında devlete ödedikleri tutarları Şans oyunları hizmetleri vergisi matrahından indiremiyor.

Rumlar’a elektrik parası sınırda bond çanta içinde verildi

BAŞBAKAN Ferdi Sabit Soyer, 2 yıl önce Güney Kıbrıs’tan elektrik alım sürecinde polisiye filmlerini aratmayacak bir olay yaşadıklarını anlattı. KKTC, elektrik üretiminde 120 megavatlık kapasiteyle ana güç konumundaki Teknecik Termik Santrali’nin ard arda gelen arızalarla devre dışı kalması nedeniyle adada 2 yıl önce elektrik krizi yaşanmıştı. Krizin aşılması için Güney Kıbrıs’tan günlük maksimum 75 megavatlık elektrik alınmıştı. Soyer, elektrik bedelinin ödemesinin KKTC Merkez Bankası üzerinden yapılmasını istediklerini ancak Güney Kıbrıs’ın KKTC’yi tanımaması nedeniyle yaşananları şöyle anlattı: "Paranın cash ödenmesi formülü bulundu. 3 milyon Kıbrıs lirası, Bond çantalara konuldu. Ajan filmlerindeki gibi para, G. Kıbrıs sınırına bırakıldı."

ÇEKTE 'ÖDEMEDEN MEN' VERENLERİN CANI YANAR

ÇEKTE 'ÖDEMEDEN MEN' VERENLERİN CANI YANAR


Haber: Çekte 'Ödemeden Men' Verenlerin Canı Yanar
Resmi büyütmek için tıklayın

Çağlayan Son Dönemlerde Aldığı Mal Karşılığı Çek Verip Sonrada "Çek Rızam Hilafına Kesildi" Diyerek Bankalara "Ödemeden Men" Talimatı Veren Ticaret Mensuplarını ve Bankaları Uyardı.



Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan son dönemlerde aldığı mal karşılığı çek verip sonrada "çek rızam hilafına kesildi" diyerek bankalara "ödemeden men" talimatı veren ticaret mensuplarını ve bankaları uyardı.

Bu durumun piyasada ciddi sıkıntılara yol açtığını belirten Çağlayan, "Yasalara uymayanın canı yanar" dedi. Bakan Çağlayan yaptığı açıklamada halen yürürlükte olan Ticaret Kanunu’nun gerçekten rızası dışında çek kesmek zorunda bırakılan ticaret erbabını korumaya yönelik olduğuna dikkat çekti. Bankaların da sorgulamadan bu uygulamayı yaptığını vurgulayan Çağlayan, bu durumun piyasalara çok ciddi sıkıntılara yol açtığını belirtti.

İLLEGAL AT YARIŞI PAZARI 1 MİLYAR DOLARA ULAŞTI

İLLEGAL AT YARIŞI PAZARI 1 MİLYAR DOLARA ULAŞTI


Haber: İllegal At Yarışı Pazarı 1 Milyar Dolara Ulaştı
Resmi büyütmek için tıklayın

Tamamlanan Projelerle Hızla Büyüyen Türkiye Jokey Kulübü, At Yarışlarından 2008 Yılında 2 Milyar YTL Ciro Bekliyor.


Tamamlanan projelerle hızla büyüyen Türkiye Jokey Kulübü, at yarışlarından 2008 yılında 2 milyar YTL ciro bekliyor.

Son dönemlerde illegal oyunlardan şikayet eden Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Kadri Ekinci, "Yasal olmayan at yarışı oyunları pazarı 1 milyar dolara ulaştı. Yetkililerden destek bekliyoruz" dedi.

TÜRKİYE’de illegal at yarışı pazarı 1 milyar dolara ulaştı. Özellikle büyük şehirlerde sıkça oynanan bu oyunlar at yarışı sektörünü de olumsuz yönde etkiliyor. Yazıcı adı verilen sistemle daha çok kahvehanelerde oynanan yasal olmayan at yarışı oyunları yasal oyunlara göre yüzde 30 daha fazla kazandırıyor. Daha önce Singapur ve Japonya gibi ülkelerde sıkça rastlanan bu oyunlar gelişmiş ülkelerdeki modeller örnek alınarak önüne geçilmek isteniyor. Tamamen güvene dayalı bir sistemle oynanan bu oyunların önüne geçmek için Türkiye Jokey Kulübü de harekete geçti. Yabancı ülkelerden katılacak yetkililer bu oyunlarla mücadele yollarını masaya yatıracak.


İllegal oyunların at yarışı sektöründen önemli bir pay çaldığını söyleyen Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Kadri Ekinci, şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz kendi pazarımızı geliştirmek için her geçen gün yeni projeler üretiyoruz. Ancak illegal oyunların önüne geçemedik. Bunun için yetkililerin bize yardımcı olması lazım. Bugün bu oyunların değeri maksimum 1 milyar dolara ulaştı. Vergi gibi maliyetler olmadığı için oynayanlar yüzde 30 daha fazla kazandırıyor. Sektörün gelişimini engelleyen bu sistem için yabancı ülkelerdeki mücadele modelleri dikkate alınmalı."

Hedef 2 milyar YTL

İstanbul’da yenilenen stadyum projesi ile at yarışı oyunlarının hızla geliştiğine dikkat çeken Yasin Kadri Ekinci, şöyle konuştu: "Gece koşuları sektörü daha fazla büyütecek. Bugün İstanbul Veliefendi Hipodromunun ışıklandırma projesine tam 14 milyon Euro yatırım yaptık. Bu sayede gece koşuları da başladı. Yapılan ışıklandırma projesi 16 futbol stadyumunu aydınlatacak bir proje oldu. Bu çalışma ile ciromuza 54 milyon YTL’lik bir ek katkı sağlamış olacağız. Yıl sonu ciro hedefimiz ise 2 milyar YTL’ye ulaşmış olacak. Bacasız dev bir sanayi oluşturduk. Bu sektör Türkiye’deki bütün şans oyunlarının gelişimini de hızlandıracak. İllegal oyunların sona ermesi de pazarı büyütecek."

At yarışı festivali

Yeni hipodromlar ve yeni ışıklandırma projeleri bulunduğunu anlatan Ekinci, şu bilgileri verdi: "2007 Mayıs ayında İzmir’de ışıklandırma projemizi tamamladık. Sonra İstanbul bitti. Şimdi sırada Adana var. Futboldaki gibi stadyumları teker teker ışıklandıracağız. Bu projeler çok önemli. Ayrıca Antalya’da tamamlamak istediğimiz bir proje var. Arsa çalışmaları bitince burada at yarışı festivali yapılacak bir hipodrom kuracağız. Para harcayan yabancı turisti at yarışları ile bölgeye çekeceğiz. 2.5 ay sürecek koşular tam anlamıyla at yarışı festivaline dönüşecek. Burada da yabancı ülkelerdeki bazı modeller ele alınacak. Bu sayede para harcayan turisti çekmiş olacağız."

27 yabancı at 2.9 milyon dolar ödüle koşacak

ÖNÜMÜZDEKİ günlerde İstanbul’da yapılacak uluslararası at yarışı ile ilgili bilgi veren Yasin Kadri Ekinci, şöyle konuştu: "Bu yarışlar dünya genelinde büyük ilgi görüyor. Türkiye’de bu yıl düzenlenecek yarışlara 130 yabancı at müracaat etti. 27 at geliyor. İstanbul’da 2 günlük bir at yarışı festivali olacak. Toplam 8 koşunun yapılacağı yarışlarda 2 milyon 975 bin dolar ödül dağıtılacak."

Rakamlarla at yarışı sektörü

Toplam ciro hedefi 2 milyar YTL.

İllegal pazar 1 milyar dolar.

Işıklandırma 14 milyon YTL.

Ek gelir 54 milyon YTL.

Loca fiyatı 600 YTL

İSTANBUL hipodromundaki locaların satışları hakkında bilgi veren Yasin Kadri Ekinci şöyle konuştu: "Bu hipodromdaki localar herkesin ilgisini çekiyor. Burada tam anlamıyla 5 yıldızlı bir hizmet veriyoruz. 6 kişilik locaların bedeli 600 YTL. Önemli koşularda burası büyük ilgi görüyor. Ancak tam anlamıyla gelirlerimizi artırmıyor. Çünkü bu localarda yiyecek ve içecek bölümleri bulunuyor. Her türlü hizmet karşılanıyor. Gelişmiş ülkelerin hipodromlarındaki locaları aratmıyor. Buraları tam anlamıyla eğlence mekanı haline getiriyoruz."

158 bin kişinin izlediği yarış

DÜNYADAKİ birçok hipodromun izleyici gelirlerinin çok fazla olduğunu söyleyen Yasin Ekinci, şu değerlendirmeyi yaptı: "Dünya hipodromlardan ciddi seyirci gelirleri elde ediyor. 158 bin kişinin izlediği yarışlar düzenleniyor. Bu yarışların bilet fiyatları ise 300 dolar ile 3 bin 800 dolar arasında değişiyor. Bunu yaratmamız lazım. Yarışlarda ciddi gelir elde edebiliriz. Zaman içinde gelirleri artıracak yeni çalışmalar yapacağız."