IMF İle Yollarımız Ayrılıyor mu ?

Ekonomimiz birkaç aydır “çıpasız”. IMF çıpasından pek bahseden yok. Halbuki son 4-5 yıldır “çıpa”, ekonomimizde en popüler kelimelerden birisi idi.

Otuz küsur senedir IMF reçeteleri ile yürümeye çalışan ekonomimiz, Mayıs ayından beri artık IMF çıpasız.

Nedir bu “IMF Çıpası”? ; “Sen ekonomiyi kendi başına yönetmeyi beceremiyorsun, sana IMF’nin kredi desteği lazım ki ayakta kalabilesin.” demektir.

Daha doğrusu yapılan anlaşmalar ile bizim gibi gelişmekte olan ülkelere verdiği kredilerin geri dönüşünü sağlama almak için IMF, ekonomiye reçeteler yazar, önlemler koyar, ekonomideki gidişatın nasıl olması gerektiğini kurallara bağlar. İşte o meşhur, yıllarca dilimizden düşmeyen stand-by anlaşması da budur.

Bu reçeteler ne küresel ne de ülke ekonomisindeki gelişmeleri dikkate alır. Amaç varsa yoksa verdiği kredinin geri ödenebilirliğidir. Reçete diye basarlar ilacı, bir müddet sonra bir de bakmışsınız ki; ekonomimiz hap bağımlısı olmuş, daraltıcı önlemlerden, kemer sıkmalardan daralmış, artık kendi insiyatifi ile ayakta duramaz hale gelmiştir.

Şimdi kaldık çıpasız, yani reçetesiz;

Bir yandan Dünya ekonomik krize doğru gidiyor, likidite daralıyor, gelişmekte olan ülkelere kaynak akışında artık tereddütlü bir döneme giriliyor, yıllık enflasyon yüzde 12, cari açık tavan yapmış durumda. Üstüne üstlük popülist harcamaların yoğunluk kazanacağı yerel seçimler yaklaşıyor…Yabancı sermaye girişi nedeni ile, gözünü üstümüzden eksik etmeyen uluslar arası derecelendirme kuruluşları da cabası.

Peki, bundan sonra ekonomiye IMF çıpalı mı, yoksa IMF çıpasız mı devam edilecek?

İktidarın başı, ekonomiden sorumlu bakanı ve uzmanları diyor ki; “İhtiyati stand-by (stand-by sonrası bakım programı) yapalım”. Yani doğrudan bir mali fon kullanılmasın, ekonomi zora girdiğinde fon kullanılsın.

Hükümet aslında IMF ile ipleri koparan bir ülke olarak tarihe geçmek isterken, çoğu kendi hatası olan uygulamalar yüzünden “bari ihtiyati stand-by” olsun da hiç değilse “ekonomi düzeldi de stand-by yapmıyoruz” diye propaganda yapma niyetinde…

Öteki taraftan; teknokratlarda diyorlar ki; “ihtiyati stand-by’ın yerine normal stand-by’la yola devam edelim. Bu kriz ortamında “sağlam” bir yöntemi elden bırakıp, ekonomiyi daha da riske atmayalım". Çünkü hükümete güvenmiyorlar. “Türkiye, o akıl ve ders almaz ekonomi yönetimi sabıkaları yüzünden IMF’ye bağımlı hale geldi. Şimdiye kadar IMF’ye mahkum olma sabıkalarımızdan ders alınsa idi bugün zaten ona mahkûm olmazdık” görüşündeler.

Standart and Poor’s’ Türkiye analisti Faruk Soussa ise; “Cari açığınız çok yüksek IMF’yi çıpa yapın” diyor.

Önümüzdeki dönem, artık belli oldu ki, gerçekten çok riskli bir dönem. Yıllardır ekonomiyi IMF’ye bağımlı hale getirdik, kendimize ait politikalar geliştirip, ekonomiyi bir türlü düzlüğe çıkartamadık.

Zamanında kendi aklımızı kullanmayı ve ekonomik sabıkalı olmamayı beceremedik ve "bugün ekonomiyi IMF çıpasız götürebilir miyiz?” noktasına geldik dayandık .

Kanımca; Hükümet, yaklaşan krize karşı çözümü yine IMF’de arayacak, belki farklı anlaşma yolları denenecek...

Ancak bulunacak yeni ilişki tarzıyla Türkiye’nin boynuna yeni bir bağımlılık halkası takılmış olacaktır.

IMF'siz ekonomiye var mısınız yok musunuz?

Dünya Ekonomisi Batakta

-Ciddi bir ekonomik krizin varlığı yadsınamaz bir gerçek.

-Kârlılık oranlarında düşüş devam ediyor.
-Yatırımlar kısılıyor.
-Stoklar elde birikiyor.
-Ve bakıyoruz, dünya borsaları sürekli bir düşme eğiliminde.
-Gerek ülkemizde olsun ve gerekse de dünyanın farklı coğrafyalarında olsun, mali gücü zayıf işletmeler iflas ediyor.
-Küçük ölçekli işletmeler kepenklerini indiriyor.
-Büyük tekeller işçi çıkartıyor.
-Çok uluslu şirketler fabrikalarını kapatıyor.

-Geçen yılı hatırlayınız.
-ABD’de başlayan “mortgage krizini”.
-Yüz binlerce çalışanın işine son verilmişti.
-ABD’de bulunan sendikalar açıklama yapıyor.
-Ve sadece 2007 yılı içerisinde yaşanan “morgage krizi” sırasında finans sektöründe işten çıkarılan çalışan sayısı 250 bin kişiymiş.

-Cıtygroup.
-Bir dünya devi.
-2007 yılının ortalarından itibaren 60 bin kişiyi işten çıkarmış.
-Wall Street’te 83 bin kişi işini kaybediyor.

-Cıtygroup.
-Goldman.
-Sachs.
-Morgan Stanley.
-Dünyanın dev yatırım bankaları.
-Ve dünyanın bu dev yatırım bankalarında halen işçi çıkartma devam ediyor.
-Ve çalışanların ücretlerinde % 20 seviyelerinde gerileme söz konusu.

-İşten çıkartmalar salt finans sektörü ile sınırlı değil.

-Dünyanın en büyük tekeli.
-General Motors.
-Dünya geneline yayılmış dev bir şirket.
-Ve bünyesinde 100 binden fazla çalışan mevcut.
-General Motors Yönetim Kurulu açıklama yapıyor.
-Kuzey Amerika’da bulunan dört adet fabrikasını kapatacakmış.
-Ve bu dört fabrikada çalışan 25 bin kişi işini kaybedecek.

-Yine kimi ekonomi dergilerinden edindiğimiz bilgilerin ışığında şöyle bir gerçekle karşılaşıyoruz.

-General Motors’un almış olduğu kararı Ford ve Crysler gibi dev tekeller takip ediyor.
-2008 yılının ilk üç ayında, otomotiv sektöründe işten çıkartmaların sayısı 50 bin kişiye ulaşmış.
-Otomotiv sektörünü takip eden diğer bir sektör ise ekonomilerin lokomotifi inşaat sektörü.
-Mortgage Krizinden en fazla etkilenen sektörlerden birisi oldu.
-Ve şu ana kadar 60 bin kişi bu sektörde işini kaybetmiş.

-Ya iletişim sektörü için ne demeli?
-İletişim sektörünün en büyüklerinden yine bir dünya devi olan Motorola, bünyesinde 7 bin çalışanın işine son vermiş.
-Keza Strabucks firması.
-Dünya genelinde bin adet şubesi bulunuyor.
-ABD dahilindeki 600 şubesini kapatacağını açıklıyor.
-Kapanacak olan 600 adet şubeden toplam 12 bin çalışan işten çıkarılacak.

-Avrupa ekonomileri de iç açıcı değil.
-Yine kimi ekonomi dergilerinin verilerinden elde ettiğimiz bilgiler şunlar.
-Siemens.
-BMV.
-Henkel.
-Bu üç firmanın 2007 yılını kârla kapattığı belirtiliyor.
-Ancak bu üç büyük dünya devinin açıklamaları iç karartıcı cinsten.
-Ve küçülme kararı almışlar.
-Yani çalışanlarının önemli bir kısmını işten çıkaracaklar.
-BMV 8 bin işçiyi çıkartma kararı almış.
-Siemens 7 bin işçisini çıkartacakmış.
-Daimler-Crysler 6 bin 500 işçisinin işine son verecek.
-Volvo bin işçisini çıkaracak.

-Avrupa’da ilaç sektörü de sıkıntıda.
-Dünya devlerinden Novartis’in yapmış olduğu açıklama.
-2008 yılı sonuna kadar iki bin beş yüz çalışanının işine son verecekmiş.

-Hava yolu taşımacılığında bir dünya devinden da açıklama yapılıyor.
-Airbus.
-Yapmış olduğu açıklama da bünyesinde 56 bin işçisinin olduğunu.
-Ve 10 bin işçinin işine son vereceğini bildiriyor.
-Yine bir havayolu şirketi olan American Airlines’te çalışanlarından fedakârlık bekliyor.
-1.8 milyar dolarlık bir fedakârlık olmaz ise şayet iflas edeceğini ileri sürüyor.

-Oysa şu nokta gözlerden kaçmaktadır.
-İsimlerini saydığımız dünya devi şirketlerin bir başka amacı da sermayelerini ihrac etme hedefi.
-Ve yatırımlarını, iş gücünün maliyetlerinin düşük olduğu ülkelere kaydırmaları.
-Dikkat ederseniz, daha çok ücretlerin düşük olduğu ülkelerde herhangi bir kapatma eğilimi göze çarpmıyor.
-Aksine, ücretlerin yüksek olduğu ülkelerde üretimlerini durdurarak, fabrikalarını ücretlerin düşük olduğu ülkelere kaydırmanın yollarını arıyorlar.
-İşgücü maliyetlerinin düşük olduğu bu ülkelerde çalışanların örgütsüzlüğü de sermaye açısından önemli bir avantaj yaratmaktadır.
-Özellikle uzak asya ülkelerinde işgücü maliyetleri hayli düşük.
-Günlük 14 saat çalışmanın karşılığı 10 dolar gibi rakamlar.
-Hindistan’da 10 saatlik çalışmanın karşılığı 1, 5 dolar.

-Ne diyelim?

-2009 yılı ekonomik krizin tavan yapacağı bir yıl olacak.
-Ve insanlığı zor günlerin beklediği muhakkak.

Kuveytliler rafineri için Ceyhan’ı inceledi

Kuveytliler rafineri için Ceyhan’ı inceledi

AA

Kuwait Petrolevm International Limited’in Adana’nın Ceyhan ilçesinde rafineri kurmak için fizibilite çalışmaları yaptığı öğrenildi.


Kuwait Petrolevm Başkan Yardımcısı Muhommad Rashed Josem başkanlığındaki 4 kişilik heyet Ceyhan’da incelemelerde bulundu.
Ceyhan Ticaret Odası Başkanı Ali Duru, rafineri veya petrokimya tesisi kurmak için yöreye gelen Kuveytli iş adamlarına bilgi verdiklerini söyledi. Yörede rafineri kurmak için 4 şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na başvurduğunu anlatan Duru şöyle dedi: “Kurulması planlanan rafinerilerden en büyüğünün kapasitesi yıllık 15 milyon ton civarında. Diğer kurulacak rafinerilerle ancak 30-40 milyon ton ham petrol işlenebilecek. Ceyhan’a yılda 190 milyon ton ham petrol gelecek. Rafinerilerde ham petrolün sadece yüzde 25’i işlenecek, yüzde 75’i işlenmeden dünya pazarlarına sevk edilecek.”

En düşük memur maaşı 1.163 YTL’ye çıkıyor





En düşük memur maaşı 1.163 YTL’ye çıkıyor
Kamudaki toplu görüşmelerdeki uzlaşma ile en düşük memur maaşına aile ve çocuk yardımı ile birlikte Ocak 2009’da 45 YTL, temmuz ayında ise 52 YTL zam gelecek. Bu artış ile ocak ayından itibaren, 13’ün 3’ündeki bir memurun maaşı 1.163 YTL’ye yükselmiş olacak.

MEMUR konfederasyonlarıyla kamudaki toplu görüşmelerde varılan uzlaşma sonrasında en düşük memur maaşına aile ve çocuk yardımıyla birlikte ocakta 45 YTL, temmuzda ise 52 YTL zam gelecek. Memur maaşlarına ocak ayında yapılacak yüzde 4’lük zam sonrasında evli ve eşi çalışmayan, aynı zamanda da 2 çocuğu olan 13’ün 3’ündeki bir devlet memurunun halen 1.118 YTL olan maaşı, yılbaşında 1.163 YTL’ye yükselecek. Yüzde 4.5’luk temmuz zammı ile birlikte bu memurun eline temmuz-aralık döneminde de 1.215 YTL geçecek. Bu şekilde yeni yılda 2 dönemde yapılacak kümülatif yüzde 8.7’lik zam, maaşlara 97 YTL’lik artış şeklinde yansıyacak.

14’ün 2’sinden maaş alan bir devlet memurunun yine aile ve çocuk yardımı dahil halen 1.147 YTL olan aylık maaşı da, ocak ayında 1.193 YTL’ye, temmuz ayında ise 1.246 YTL’ye çıkacak. Bu memurun maaşındaki yıllık artış da 99 YTL olarak gerçekleşecek. Üniversite mezunu olup da 9’un 1’inden işe başlayan bir devlet memurunun halen 1.150 YTL olan maaşı ise, ocak’ta 1.196 YTL, temmuz’da da 1.250 YTL olacak. Böylece bu memurun maaşı da 2009 yılında 100 YTL artış görecek.

Genel müdür maaşı

Buna karşılık genel müdür maaşındaki yıllık artış 332 YTL’yi bulacak. Halen aile ve çocuk yardımıyla 3.818 YTL maaş alan Genel Müdürlere, 2009’un Ocak-Haziran döneminde 3.971 YTL, Temmuz-Aralık döneminde ise 4.150 YTL maaş ödenecek. Bu arada yeni yılda da en düşük ve en yüksek memur maaşı arasındaki yaklaşık 4 katlık fark, yeni yılda da korunacak. Günümüzde aile ve çocuk yardımıyla birlikte 1.118 YTL olan hizmetli maaşına karşı, bürokraside en yüksek kademe olan müsteşarlar 4.180 YTL maaş alıyor. Bu şekilde iki kesim arasında 3.7 katlık bir fark bulunuyor. Geçtiğimiz yıllarda "düşük maaşa yüksek, yüksek maaşa ise düşük zam" politikasıyla, memur maaşları arasındaki fark önemli ölçüde azaltılmıştı. Ancak, söz konusu politikanın uzun yıllar devlette çalışanları mağdur ettiği ileri sürülüyordu.

Enflasyon zammı var

2008’in ardından, 2009’da da bütün memurlara aynı oranda zam yapılarak, mevcut maaş dengesi devam ettirilecek. Öte yandan 2009’da da memur maaş artışının enflasyonun altında kalması halinde aradaki fark, maaşlara "enflasyon farkı zammı" olarak yansıtılacak.

Coca Cola ve Pepsi'ye reklam cezası

Coca Cola ve Pepsi'ye reklam cezası


ANKA

Coca Cola ve Pepsi'ye reklam cezası
Reklam Kurulu, Coca Cola ve Pepsi'ye ürün reklamlarının tüketicileri aldatıcı olduğu gerekçesiyle para cezası kararlaştırdı. Yeni

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanlığı, Türk-İş’e bağlı Şeker-İş Sendikası’nın yaptığı şikayet üzerine, Coca Cola ve Pepsi firmaları tarafından piyasaya sürülen ve “sıfır şeker-şekersiz maksimum tat” sloganlarıyla tanıtılan ürünün reklamlarının "tüketicileri yanıltıcı ve aldatıcı" nitelikte olduğuna karar verdi. Kurul, söz konusu reklamları yayından kaldırırken, iki firmaya idari para cezası verilmesini kararlaştırdı.

Türk-İş’ten yapılan açıklamada, Şeker-İş Sendikası’nın, Coca Cola ve Pepsi firmaları tarafından piyasaya sürülen ve “sıfır şeker?şekersiz maksimum tat” sloganlarıyla tanıtılan ürün reklamlarının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle durdurulması ve gerekli yasal işlemlerin yapılması istemiyle 4 Nisan’da Reklam Kurulu’na şikayet başvurusunda bulunduğu hatırlatıldı. Şeker-İş’in yanı sıra Pankobirlik ve Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş.’nin de bu konu ile ilgili başvuru yaptığına dikkat çekilen açıklamada, konunun Reklam Kurulu’nun 12 Ağustos’ta yapılan toplantısında ele alındığı kaydedildi. Reklam Kurulu’nun Pepsi ve Coca Cola tarafından piyasaya sürülen ürün reklamlarının tüketicileri yanıltıcı ve aldatıcı nitelikte olduğu hükmüne vardığı belirtilen açıklamada, “Reklam Kurulu, bu şikayetle ilgili olarak söz konusu ürünlerde hiç şeker bulunmadığı izleniminin yaratıldığı ve dolayısıyla bahsi geçen reklamların tüketicileri yanıltıcı ve aldatıcı nitelikte olduğuna, bu durumun yasaya aykırı olduğuna hükmetmiştir. Kurul, reklamları veren Coca-Cola Meşrubat Pazarlama Danışmanlık Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Pepsi Cola Servis ve Dağıtım Ltd. Şti hakkında ulusal düzeyde (60 bin YTL) idari para ve anılan reklamları durdurma cezaları verilmesini kararlaştırdı” denildi.

“PANCAR ŞEKERİ KÖTÜ ÜRÜNMÜŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR”

Zero (sıfır) şeker veya şekersiz maksimum tat gibi sloganlarla piyasaya sürülen ve birden fazla kimyasal tatlandırıcı çeşidini içinde barındıran bazı ürünler ile içeriğinde şeker yerine nişasta bazlı şeker (NBŞ) kullanılan ürünler için yapılan yanıltıcı reklamlar yoluyla pancar şekerinin kötü ürünmüş gibi gösterilmeye çalışıldığı ifade edilen açıklamada, pancar şekerinin, Genetiği Değiştirilmiş Organizma’lı (GDO) nişasta bazlı tatlandırıcılar veya kimyasal tatlandırıcıların aksine insan sağlığına dost ve tamamen doğal tatlandırıcı olduğu vurgulandı.

Açıklamada şöyle denildi:

“Günümüzde, elde edilen ürün miktarının arttırılması, zararlılarla mücadele edilmesi gibi gayelerle geliştirilen ve genetik yapılarının değiştirilmesi nedeniyle GDO’lu olarak adlandırılan ürünlerin ve tamamen yapay olarak üretilen kimyasal tatlandırıcıların büyük bir bölümünün ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı bilinmekte, etkisi tam olarak bilinmeyenler konusunda ise bu doğrultudaki endişeler giderek güçlenmektedir. GDO’lu ürünlerin ve kimyasal tatlandırıcıların çevre sağlığı yanında, insan ve diğer canlıların sağlığı açısından da alerjiden kansere, alzhaimerdan deli danaya kadar pek çok risk taşıdığı ileri sürülüyor.”

Euro, dışarıda 11 ay geriye gitti, dolar 1.21 YTL’yi aştıEuro, dışarıda 11 ay geriye gitti, dolar 1.21 YTL’yi aştı

Euro, dışarıda 11 ay geriye gitti, dolar 1.21 YTL’yi aştı





ABD Doları, dün Euro karşısında son 11 ayın en güçlü dönemini yaşayarak 1.44 Euro’dan işlem gördü.

Dış piyasalardaki bu gelişme üzerine dolar Türkiye’de 1.21 YTL’yi aştı. Doların güç kazanmasında, petrol fiyatlarının düşmesi etkili oldu. Petrolün varili de dün 105 doları gördü.

DOLAR uluslararası piyasalarda değer kazanırken, 1.44 ile Euro karşısında 11 ay önceki seviyelerden işlem gördü. Paritedeki bu hareket içeride de doların TL karşısında değerlenmesini gündeme getirdi. Dolar 1.21 YTL’yi aştı. Ardından gelen satışlarla bankalararası piyasada dolar 1.2085 YTL’ye geriledi.

Petrol 105 dolardan döndü

Petrol fiyatlarındaki aşağı yönlü seyir doların güç kazanmasında önemli rol oynadı. Gustav kasırgasının etkisiyle yükselişe geçmiş olan petrol kasırganın güç kaybetmesiyle birlikte 105 dolara kadar geriledi. Petroldeki seyrin aşağı yönlü şekillenmesi dolarında hızla değer kazanmasını sağladı. Geçtiğimiz aylarda doların tahtını yerle bir etmeye çalışan Euro dün doların hızına dayanamadı. Dolar, Euro karşısında 11 ayın en yüksek seviyesi olan 1.4435 seviyesinden işlem gördü. Ancak ardından parite Euro hafif değerlendi ve parite 1.4480 seviyesine çıktı.

Sterlin 2006 Nisan’a döndü

Euro’nun değer kaybederek doların güçlenmesinde dün Avrupa’daki perakende satışların iki ay üst üste düşeceği spekülasyonları da etkili oldu. Dolar başlıca para birimlerine karşı sepet bazında 10 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Sterlin-dolar paritesi ise Nisan 2006’dan bu yana en düşük seviye olan 1.78’e kadar indi. İngiltere ekonomisiyle ilgili olumsuz beklentiler de sterlinin değer kaybını hızlandıran unsurların başında yer aldı.

Euro ve Sterlin düşer

Tokyo’daki Nomura Trust döviz masası müdürü Hideki Amikura, Euro ve Sterlin’deki düşüşün devam edeceğini söyledi. Avrupa ekonomilerindeki görünümün son dönemlerde iyice kötüleştiğine dikkat çeken Amikura, paritenin 1.44’e gerilediğine dikkat çekti. Tokyo- Mitsubishi UFJ Bank kıdemli analisti Mitsuru Sahara da, Euro’nun daha düşecek gibi göründüğünü belirtti. Sahara, Avrupa’daki yüksek faizlerin çekiciliğini yitirdiğini, çünkü ekonomik görünümün faiz indirimleri geleceği yönünde işaretler verdiğini söyledi.

Alman Maliyesi’nde resesyon kavgası çıktı

Alman Maliyesi’nde resesyon kavgası çıktı




Alman Maliyesi’nde resesyon kavgası çıktı
Alman Maliye Bakanı Yardımcısı Walther Otremba, Alman ekonomisinin 2003’ten bu yana ilk kez muhtemelen resesyona girdiğini açıkladı.

Otremba, Reuters’a yaptığı açıklamada, "Üçüncü çeyreği sıfırla bitirirsek kendimizi şanslı görebiliriz. Eğilim, negatif bir rakam göreceğimiz yönünde. Ekonomik işaretler ve araştırmalar açıkça düşüşü gösteriyor ve biz durgunluğu beklemeliyiz" dedi. Otremba’nın patronu durumundaki Alman Maliye Bakanı Peer Steinbrueck ise Almanya’nın küresel finansal piyasalardaki krize dayanmak için iyi pozisyon aldığını ve resesyon belirtisi bulunduğunu söylemenin sorumsuzluk olduğunu söyledi. Çin’i ziyaret eden Steinbrueck, "Bazı kötümserlerin, sadece tek bir çeyrekte küçük bir negatif büyümeye bakarak, resesyon görüntüsünün belirdiğini ilan etmeleri tamamen sorumsuzluk. Son yıllarda yapılan ekonomik reformlar Alman ekonomisinin daha dayanıklı hale gelmesine yardımcı oldu. Birkaç yıl öncesiyle karşılaştırıldığında ekonomimiz, mali piyasalardaki mevcut sorunlara dayanmak için daha iyi pozisyon aldı" diye konuştu. Mali krizden çok, enflasyonun uzun süre küresel ekonomi için sorun olmaya devam etmesini beklediğini ifade eden Steinbrueck, ülkesinin bu yıl yaklaşık yüzde 1.7 büyüyeceğini tahmin ettiğini de belirtti. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı’na (OECD) göre ise Alman ekonomisi bu yıl yüzde 1.5 büyüyecek.

Büyümede bu yıl da 4.5’i yakalarız

Büyümede bu yıl da 4.5’i yakalarız




Büyümede bu yıl da 4.5’i yakalarız
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Türkiye’nin 2007 yılında yüzde 4.5 düzeyinde gerçekleşen GSYH büyüme oranını 2008 yılında da aynı düzeyde beklediklerini söyledi.

Türkiye-Çek Cumhuriyeti Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Toplantısına başkanlık eden Ekren, bu konuda şunları söyledi: "Türkiye gibi büyük bir ülkenin yüzde 4,5 büyümesi, birçok Avrupa ülkesi ile karşılaştırıldığında hala yüksektir. GSYH ilk çeyrekte 6.6 ile tahminlerin ötesinde yükseldi. Bu yıl da bir önceki yıldakine benzer bir büyüme gerçekleşmesini bekliyoruz."

Teknoloji yaratmada Türkiye'nin zamana ihtiyacı var

Teknoloji yaratmada Türkiye'nin zamana ihtiyacı var


ANKA

Teknoloji yaratmada Türkiye'nin zamana ihtiyacı var
HP Türkiye Genel Müdürü ve Teknoloji Çözümleri Grubu Ülke Müdürü Serdar Urçar, Türkiye'nin teknoloji icat etme ve bunun patentini alma konusunda dünyada söz sahibi olmadığını, ancak bu durumun aşılabileceğini söyledi.

Bu konuda Türkiye’nin zamana ihtiyacı olduğunu vurgulayan Urçar, bu yönde gerekli organizasyon yaratılmasına gereksinim bulunuduğunu vurguladı.

Urçar, HP olarak AR-GE faaliyetlerine büyük önem verdiklerini Ar-Ge için yılda 4 milyar dolar harcadıklarını, gelecek 5 yıl içinde de HP’nin 3 teknoloji alanında Ar-Ge’ye yaklaşık 20 milyar dolarlık yatırım yapmayı planladığını söyledi.

Dünyada ekonomik krizin ve buna bağlı olarak likidite sıkıntısının yaşandığını kaydeden Serdar Urçar, “Pazarda rekabet arttı. Birçok firma bizden sonra Türkiye pazarına girerek, pazardan pay alma mücadelesine girdi. Türkiye pazarı, donanımsal taraftan olgunlaşırken, katma değer hacminde de gelişmeli” dedi.

HP Türkiye Genel Müdürü ve Teknoloji Çözümleri Grubu Ülke Müdürü Serdar Urçar, HP Türkiye Görüntüleme ve Baskı Grubu Ülke Müdürü Arzu İlhan Babaoğlu ve HP Türkiye Kişisel Sistemler Grubu Ülke Müdürü Artun Ayvat’ın da bulunduğu toplantıda yeni yönetim olarak HP Türkiye’nin 2009’a bakışını değerlendirdi.

TÜRKİYE PATENT ALMADA DA YOK NOKTASINDA

HP’nin dünyada en çok sayıda patent alan 10 şirket arasında beşinci sırada olduğunu, dünya genelinde şimdiye kadar aldıkları patent sayısının ise 30 bine ulaştığını ifade eden Serdar Urçar, teknoloji yaratma konusunda, Türkiye’nin durumunu ise şöyle değerlendirdi:

“Türkiye, teknoloji icat etme ve bunun patentini alma konusunda dünyada neredeyse yok, ancak bu aşılamayacak bir şey değil. Türkiye’nin zamana ihtiyacı var. Gerekli organizasyon yaratılmalı”. Bu konuya ilişkin gelecek planlarını anlatan Urçar, ülkenin seçkin üniversitelerinden biriyle Türkiye’ye özgü yazılım konulu bir proje üzerinde çalıştıklarını ve bunu 2009’da duyuracaklarını kaydetti.

“TEKONOLOJİ KULLANILMADAN GLOBALLEŞME OLMAZ”

Serdar Urçar, “Dünya ve Türkiye dönüşüyor” derken teknoloji kullanılmadan globalleşme sürecine katılmanın mümkün olmadığını belirterek “ HP, çevresindeki ekosistemle beraber bu dönüşüme en iyi katkıları sağlamak için çalışmaya devam edecek.Son üç yılda HP, pazarın 1.5 katı oranında büyüdü. Son 5-6 yılda ise pazardaki payını yüzde 8’lerden yüzde 12’lere çıkardı” dedi..

“ÇEVRE DOSTU TEKNOLOJİLER YARATIYORUZ”

HP’nin çevre dostu teknolojiler geliştirdiğine dikkat çekilen toplantıda, HP’nin global hedeflerinin “kaynaklar”, “iklim ve enerji”, “geri dönüşüm ve geri kazanım” alanlarını kapsadığı ifade edildi. Serdar Urçar, bu kapsamda 2010 yılına kadar faaliyetlerindeki enerji tüketimini yüzde 16 azaltmayı hedeflediklerini belirtti. Az enerji tüketilmesi amacıyla, akıllı soğutma sistemleri hazırladıklarını da dile getiren HP Türkiye Görüntüleme ve Baskı Grubu Ülke Müdürü Arzu İlhan Babaoğlu ise “Analog baskıyla, basılan malzemenin yüzde 8’i ziyan olurken, bu oran gelişen ülkelerde artıyor. Dijital baskıda ise, gerektiği kadar baskı yapılıyor. HP’nin su bazlı mürekkebi iç mekanda havalandırmaya gerek kalmamasını sağlıyor. Bununla ilgili ilk ürünü de Kasım ayında, ilk defa Türkiye’de kurup, denemeye başlayacağız”dedi.

“PİYASADA REKABET ARTTI”

HP Türkiye Kişisel Sistemler Grubu Ülke Müdürü Artun Ayvat da piyasanın durumunu değerlendirirken, “Pazarda, şubat ayı itibariyle AKP’nin kapatılma davasının yansıması yaşandı, ancak kurumsal pazarda projeler devam etti. Bu dönemde daha çok KOBİ’lerde ve KOBİ’nin altı tüketicilerde talep azalması oldu. Buna rağmen önümüzdeki dönemde böyle bir düşüş olacağını düşünmüyorum. Ağustos’un ikinci yarısıyla beraber piyasada hareketlenme oldu. Son çeyrekte aktive olacağını ve büyüme kaydedileceğini bekliyorum” dedi. Büyüme için Telekom’un ADSL kampanyalarına ağırlık vermesi gerekt

İETT şoförünün maaşı 2 bin 268 YTL’ye çıktı

İETT şoförünün maaşı 2 bin 268 YTL’ye çıktı




İETT şoförünün maaşı 2 bin 268 YTL’ye çıktı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı şirketleri İETT, Kiptaş ve Halk Ekmek’te çalışan yaklaşık 10 bin işçiye yüzde 17 zam öngören toplu iş sözleşmesi imzalandı.

Yapılan zamın ardından İETT şoförünün maaşı 1939 YTL’den 2 bin 268 YTL’ye çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş dün Saraçhane’deki Belediye Sarayı’nda düzenlenen törende Hak-İş Konfederasyonu Başkanı Salim Uslu ve Hizmet İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan ile toplu iş sözleşmesini imzaladı. Toplu İş Sözleşmesi’ne göre işçiler, ilk yıl yüzde 17 zam, ikinci yıl ise enflasyon oranında zam alacak. Kadir Topbaş, kendi imkanları dahilinde yapılabilecek en iyi zammı verdiklerini belirterek, "Gönül ister ki daha çok verelim. Son beş yılda çok ciddi yatırımlar yaptık. Bunu tüm personelimiz ve İstanbulluların desteğiyle başardık" dedi. Törende İETT işçilerinin maaşlarını zamanında alamadığını hatırlatan Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın "Maaşlar zamanında ödensin" sözleri alkışlarla karşılandı. Arslan, Topbaş’a iyi kararlara imza atması için bir kalem, maaşların zamanında ödenmesi için ise bir saat hediye etti. Maaşların zamanında ödenmesinin ana prensipleri olduğunu belirten Topbaş da "Maaşlar geciksin, bu parayı repoda değerlendirelim, diye bir anlayışımız yok. Kaynaklarda ciddi sıkıntı var, zaman zaman şirketlerimizden destek alıyoruz. Bu yıl enflasyondan yüzde 8 fazla, geçen yıl ise 12 fazla zam verdik. Göreve geldiğimden bu yana yüzde 32 zam yaptık" diye konuştu. İmza törenin ardından Topbaş, işçiler ve sendika temsilcileriyle birlikte halay çekti.

‘Kent’li Coca Cola Çinli şirket aldı

‘Kent’li Coca Cola Çinli şirket aldı

Muhtar Kent’in CEO’luk görevini yürüttüğü Coca Cola, Çinli meyve suyu üreticisi Huiyuan’ı 2.5 milyar dolara satın aldı.




AA
Güncelleme: 14:13 TSİ 03 Eylül 2008 Çarşamba

HONG KONG - Dünyanın en büyük gazlı içecek şirketi Coca Cola, Çin’in hızlı büyüyen meşrubat endüstrisindeki varlığını güçlendirmek için bu ülkenin en büyük meyve suyu üreticisi Huiyuan Juice Group’u 2.51 milyar dolara satın aldı.

Her iki şirket tarafından Hong Kong Borsası’na yapılan ortak açıklamada, anlaşmaya göre, Coca Cola şirketine bağlı Atantic Industries, Çinli şirkete hisse başına 12.20 Hong Kong doları (1.56 dolar) ödeyecek. Böylece Coca Cola Huiyuan şirketini 17.9 milyar Hong Kong dolarına (2.3 milyar dolar) alacak.

Coca Cola’nın, Huiyuan şirketinin borçları ve taahhütlerini de üstlenmeyi önerdiği ve böylece anlaşmanın değerinin 19.6 milyar Hong Kong dolarını (2.51 milyar dolar) bulduğu belirtildi.

KENT: ÇİN’DEKİ FAALİYETLERİ TAMAMLAYACAK
Coca Cola CEO’su Muhtar Kent, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Huiyuan şirketinin Çin’de köklü ve başarılı bir meyve suyu markası olduğunu ve Coca Cola’nın Çin’deki faaliyetlerini tamamlayacağını söyledi. Kent, Huiyuan şirketinin satın alınmasıyla Çin’deki faaliyetlerini güçlendirme fırsatını ele geçireceklerini kaydetti.

İlgili kurumların onay vermesi halinde Coca Cola, Huiyuan’ı satın alarak Çin’de gıda ve meşrubat sanayinde şimdiye kadarki en büyük satın almayı gerçekleştirmiş olacak.

Yüzde 23 hissesine Fransız gıda devi Danone ve yüzde 6,8 hissesine ise ABD’li Warburg Pincus şirketinin sahip olduğu Huiyuan, Çin’de saf meyve suyu pazarının yaklaşık yüzde 43’ünü kontrol ediyor.

ÜÇ KATI FİYAT VERDİ

Piyasa uzmanları, Çinli şirkete değerinin üç katı fiyat veren Coca Cola’nın, iç pazardaki gücünü artırmayı umduğunu ve şirketin ürünlerini ihraç etmeyi planladığını söylediler.

Tai Fook Securities’den Lawrence Chor, “Bu hareket piyasa için büyük sürpriz ve teklif çok cömert. Coca Cola muhtemelen Huiyuan markasını, diğer Çinli meyve suyu markalarını ele geçirmek, daha sonra onların üretimini ihracata yönelik desteklemek için kaldıraç olarak kullanacak” diye konuştu.

Çin’de geçen yıl meyve suyu satışları yüzde 15 artarak 1,99 milyar dolar ve satış hacmi ise yüzde 12,3 yükselerek 2,57 milyar litre oldu.

Çin’de 1979 yılında faaliyet göstermeye başlayan Coca Cola’nın, dördüncü büyük pazarı Çin’deki satışları da bu yıl ilk çeyrekte yüzde 20 ve ikinci çeyrekte yüzde 13 arttı.

Dolar 1,21 YTL’yi aştı

Dolar 1,21 YTL’yi aştı

Küresel piyasalarda doların güçlenmesiyle, yurtiçinde de lira değer kaybetti. Dolar 1,2130 YTL’ye kadar çıktı.




NTV-MSNBC
Güncelleme: 16:10 TSİ 03 Eylül 2008 Çarşamba

İSTANBUL - Petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüş, doların dış piyasalarda yükselmesine neden oluyor. Euro/dolar paritesi, bugün 1,4407’yle kadar geriledi. Doların, ABD’nin ana ticaret ortaklarının para birimlerine karşı değerini yansıtan dolar endeksi son 11 ayın en yüksek düzeyine, 78,546’ya çıktı. Dolar endeksinin yükselmesinde, ABD dışındaki ülke ekonomilerine ilişkin kaygıların artması vetkili oluyor.

Küresel piyasalarda doların son 11 ayın en yüksek seviyelerine ulaşması, yurtiçinde de liranın hızla değer kaybetmesine yol açtı.

Bankalararası piyasada en iyi dolar alış kotasyonları 1,2130 YTL ile 16 Temmuz’dan beri en yüksek düzeye çıktı. Dünkü kapanışta en iyi alış 1,1860 YTL olmuştu.

Gösterge tahvilin bileşik faizi de yüzde 19.07 ile 12 Ağustos’tan beri en yüksek seviyeyi gördü.

’1,21’NİN ÜZERİNDE KALMAZ’
Doların seyrini NTVMSNBC’ye değerlendiren Anadolu Yatırım Stratejisti Halil Reçber, doların yaklaşık 1 aydır dünyada güçlendiğini ancak içeride 1,19’ları geçecek bir hareket görülmediğini söyledi.

Euro/dolar paritesinin 1,45’i kırmasıyla içeride de tepki oluştuğunu kaydeden Reçber, “Euro/dolar paritesinde 1,43-1,44 gibi bir bant aralığı var. Buraya yaklaştığı için bizde de 1,21’deki direnç noktasını test etme noktasına gidiyor. 1,21’in üzerinde haftalık kapanışlar olursa belki 1,23’leri konuşabiliriz. 1,21’e kadar hareket gayet normal. 1,21 gün içinde geçilse bile kapanış bu seviyenin altında olur” dedi.

Elektriğe yüzde 15 zam göründü

Elektriğe yüzde 15 zam göründü

TETAŞ elektrikte toptan fiyata yüzde 34 zam talebi için EPDK’ya başvurdu. Böylece TEDAŞ’ın tüketiciye sattığı elektrikte yüzde 10-15 zam gerekecek.



REUTERS
Güncelleme: 12:52 TSİ 03 Eylül 2008 Çarşamba

ANKARA - Türkiye Elektrik Ticaret A.Ş. (TETAŞ) toptan sattığı elektriğe 1 Ekim’den geçerli olmak üzere yüzde 34 oranında zam yapılması için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na (EPDK) başvurdu. Bunun nihai tüketiciye etkisi ise yüzde 10-15 arasında hesaplanıyor. EPDK’nın TETAŞ’ın bu başvurusunu yarın yapılacak olan Kurul toplantısında karara bağlaması bekleniyor.

Reuters’a bilgi veren Enerji Bakanlığı’ndan bir yetkili, petrole bağlı olarak son dönemde doğalgazda meydana gelen yaklaşık yüzde 50’lik fiyat artışının, 1 Temmuz’da yürürlüğe giren maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasının TETAŞ’ın zam yapmasını zorunlu kıldığını belirterek, “EPDK’nın onaylaması durumunda bunun nihai tüketiciye yansıması yüzde 10-15 civarında olacak. Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ’nin (TEDAŞ) de bu çerçevede EPDK’ya başvurması gerekecek” dedi.

Yetkililerin verdiği bilgiye göre, EPDK’nın TETAŞ’ın tarifesini onaylamasının ardından 1 Ekim’den itibaren kilowattsaat (KWh) başına elektrik fiyatı 10.74 YKr’den, 14.39 YKr’ye yükselecek.

Maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizması çerçevesinde EPDK, TETAŞ’ın toptan elektriğe 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere yüzde 12.7 zam yapılmasına ilişkin tarife başvurusunu da onaylamıştı.

Yetkili, elektriğinin yüzde 40’a yakınını TETAŞ’tan alan TEDAŞ’ın bu maliyet artışından etkileneceğini kaydederek, serbest piyasada özel sektör şirketlerinden yüksek bedelle alınan elektriğin de yansımasının yapılacak artışta katkısı olacağını bildirdi.

YILBAŞINDAN BU YANA YÜZDE 44 ZAMLANDI
Hükümet, daha önce, bu yıl Ocak ayından geçerli olmak üzere konutlarda yüzde 15, sanayide yüzde 10 olarak zam yapılmasını kararlaştırmış, enflasyon güncellemesinin etkisiyle bu oranlar tüketiciye konutta yüzde 19.5 ve sanayide de yüzde 12 olarak yansıtılmıştı. Yeni sistemin devreye girmesinin ardından EPDK, TEDAŞ’ın nihai tüketiciye satacağı elektrik fiyatının 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere ev ve işyerlerinde yüzde 21, sanayide ise yüzde 22 artırılmasını kararlaştırmıştı. Böylece yılbaşından bu yana konutta toplam yüzde 44.6, sanayide ise toplam yüzde 36.6 oranında zam yapılmıştı.

Botaş da hızla artan petrol fiyatlarına bağlı olarak 1 Haziran’dan geçerli olmak üzere, konutlarda yüzde 7.4 ve sanayide yüzde 8.3, ardından da 1 Ağustos’tan geçerli olmak üzere konutlarda yüzde 16.88, sanayide de yüzde 18.77 oranında zam yapmıştı. Böylece elektrik üretiminin ana girdilerinden olan doğalgaza bu yıl içinde şu ana kadar konutta toplam yüzde 25.5, sanayide yüzde 28.6 zam yapılmış oldu.

ABD DOLARI SON 11 AYIN EN YÜKSEK DÜZEYİNDE




ABD Doları Dünyanın Önde Gelen Para Birimleri Karşısında Son 11 Ayın En Yüksek Düzeyine Ulaştı.


ABD Doları dünyanın önde gelen para birimleri karşısında son 11 ayın en yüksek düzeyine ulaştı.

Avro 1,4434 dolardan işlem görürken, İngiliz Sterlini de 1,7715 dolara geriledi.

Doların değer kazanmasında, petrolün varil fiyatının 110 doların altına düşmesi etkili oldu

REKLAM KURULU'NDAN GSM OPERATÖRLERİNE CEZA YAĞDI



Haber: Reklam Kurulu'ndan Gsm Operatörlerine Ceza Yağdı
Resmi büyütmek için tıklayın

Reklam Kurulu'ndan Gsm Operatörlerine Ceza Yağdı.


Reklam Kurulu'ndan GSM operatörlerine ceza yağdı. Kurul, yaptıkları reklamlarda Tüketicinin Korunması hakkındaki Kanun, Fiyat Etiket'i, Etiket Tarife ve Fiyat Listeleri ile Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliklere aykırı hareket ettikleri gerekçesiyle Vodafon'a 120 bin, Avea'ya 118 bin 384, Turkcell'e de 60 bin YTL para ile reklam durdurma cezası verdi.

Reklam Kurulu, Ağustos ayında gerçekleştirdiği son toplantısında aldığı kararları açıkladı. Kurul, Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.'nin çeşitli televizyon kanallarında yayınlanan “Konuşkan Paket” ve “Cep 1 Tarifesi” başlıklı reklamlarda, tanıtımı yapılan hizmetlere ilişkin tüketicilerin satın alma kararını etkileyecek veya değiştirmesine sebep olabilecek nitelikte olduğunu belirleri.

Kurul bu reklamlarda “Vodafone Cep 1 Tarifesinden tüm mevcut ve yeni aboneler yararlanabilirler. Dakikası 1 kontör uygulaması, özel servisler hariç yurt içinde yapılan görüşmeleri kapsamakta olup, bu uygulama 24 Eylül 2008 tarihine kadar herhangi bir kontör yükleme şartı uygulanmayacaktır. Bu tarihten sonra ise 30 günde bir, 200 veya üzeri kontör yüklenmesi gerekecektir. Ayrıntılı bilgi www.vodafone.com.tr ve Vodafone Shop'larda.” ve “Kampanya 17 Eylül 2008 tarihine kadar geçerli olup cihazlar stoklarla sınırlıdır. Konuşkan Paket 150'nin 150 dakikaya kadar yurtiçi her yöne görüşme içeren KDV ve ÖİV dahil fiyatı 23,02 YTL'dir. Ücretlendirme dakika bazlıdır. Konuşkan Paket 150'yi 12 ay konuşma taahhüdü verip toplam ödemeyi World Card'dan 12 eşit taksitte ödeyen World Card kullanıcılarına verilen cihaz Samsung C 450'dir. Diğer cihaz seçenekleri Konuşkan Paket 350 ve 750 ile verilmektedir. Ayrıntılı bilgi www.vodafone.com.tr ve Vodafone Shop'larda” bilgilerin alt banttan okunamayacak derecede hızlı bir biçimde geçtiğini saptadı.

Bu bilgilerin, tüketicilerin algılayabilecekleri bir biçimde sunulmasından kaçınıldığını ve bu durumun yanıltıcı olduğunu tesbit eden Kurul, ayrıca “Cep 1 Tarifesi” başlıklı reklamlarda, tarifedeki ücretlendirme periyodunun “60 saniye” olduğu bilgisine yer verilmeyerek tüketicilerin yanıltıldığını kaydetti. Kurul, söz konusu reklam ve ilanların Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik ile Tüketicinin Korunması Kanununa aykırı olduğunu belirleyerek Vodafon Telekomünikasyon A.Ş hakkında ulusal düzeyde 60 bin YTL idari para ile reklam durdurma cezası verdi.

Kurul, Vodafon A.Ş'ye aynı fiili bir yıl içinde tekrar etmesi nedeniyle 60 bin YTL'lik para cezasını iki misli arttırarak 120 bin YTL olarak uyguladı.

AVEA'YA DA 118 BİN YTL PARA CEZASI

Kurul, Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye ait “Hepsi Bir” adlı tarifeye ilişkin muhtelif mecralarda yayınlanan “Napolyon ne demiş: 150 kontör yükle, evi, işi, cebi her zaman dakikası 2 kontöre ara ara ara! Hemen Avea HepsiBir'li ol, bu avantajdan yararlan!” içerikli reklamlarda, tanıtımı yapılan tarife ile diğer firmanın tarifesi arasında yapılan karşılaştırmada, diğer firmanın, tanıtılan tarifeyle aynı nitelikte ve özellikte olan veya aynı istek ve ihtiyaca cevap veren “Bir Fiyat” adlı tarifesi yerine “BizBize Cell” isimli tarifesinin kullanıldığı, diğer yandan, söz konusu karşılaştırmada, diğer firmanın tescilli markası niteliğindeki “BizBize Cell” adlı tarifesinin adına yer verildiğini belirledi.

Kurul, söz konusu reklamların Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik ile Tüketicinin Korunması Kananuna aykırı bularak, Avea İletişim A.Ş'ye ulusal düzeyde 59 bin 192 YTL idari para ile reklamları durdurma cezaları verilmesini kararlaştırdı.

Kurul, söz konusu fiilin bir yıl içinde tekrarlaması nedeniyle verdiği para cezasını iki misli arttırak 118 bin 384 YTL'ye çıkardı.

TURKCELL DE CEZADAN KURTULAMADI

Reklam Kurulu, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye ait ve çeşitli mecralarda yayınlanan “Turkcell Alo Paketleri – Dakikası En Fazla 8 YKr. (Recep'in Tavuğu – Psikolog)” başlıklı reklamlarda, tanıtımı yapılan tarife paketlerinin kullanım bedeli olarak belirtilen fiyatların, 120, 240, 480, 960, 2400 veya 5000 dakikalık görüşme sürelerinin tamamı kullanıldığında ödenecek fiyatlar olduğu, abonelerin, kullanım süresinde bu dakikalara erişmemesi halinde ödeyecekleri ücretin artacağı, dakikası en fazla 8 YKr olarak tanıtılan “Alo 60” adlı paketin dakika ücretinin, görüşme süresinin tamamının kullanılmaması durumunda, 8 YKr'dan daha fazla bir tutarda gerçekleşeceği şeklinde tüketicilerin satın alma kararını etkileyecek veya değiştirmesine sebep olabilecek nitelikteki bilgilere yer verilmediğini belirledi.

Reklamların bu yönüyle yanıltıcı olduğunu, diğer yandan, tüm vergi ve diğer ücretler dahil toplam fiyat olarak belirtilmesi zorunlu olan fiyatın, vergiler dahil edilmeden “8 YKr” olarak sunulmasının yanıltıcı nitelikte olduğuna hükmeden Kurul, söz konusu reklamlarda hekimleri ve hekimlik mesleğinin onurunu rencide eden unsurlara ve radyo ve televizyonlarda yayımlanacak olan reklamlarla ilgili olarak belirlenmiş yayın ilkelerine uygun olmayan söz ve eylemlere yer verildiğine kanaat getirdi.

Kurul, bu reklamların Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik ile Tüketicinin Korunması Kanununa aykırı

bularak Turkcel İletişim Hizmetleri A.Ş hakkında ulusal düzeyde 60 bin YTL idari

para ile reklam durdurma cezası verdi.

THY'YE 120 BİN YTL PARA CEZAS

Kurul, Türk Hava Yolları A.O.'ya ait www.thy.com.tr adresli internet sitesinde yayınlanan “Haftanın 111 leri” başlıklı reklamlarda, belirtilen fiyata vergiler ve diğer ücretlerin dahil edilmemesinin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un “Fiyat Etiketi” ile Etiket, Tarife ve Fiyat Listeleri Yönetmeliği ve Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğe uygun olmadığını belirledi.

Kurul, bu nedenle Türk Hava Yolları A.O. hakkında ulusal düzeyde 60 bin YTL idari para ile reklamları durdurma cezası verdi.

Ancak söz konusu eylemin ikinci kez tekrar edildiğini belirleyen Kurul, verilen para cezasını iki misli uygulayarak 120 bin YTL'ye çıkardı.

EN UCUZ ARABANIN ÜRETİMİ DURDURULDU

EN UCUZ ARABANIN ÜRETİMİ DURDURULDU


Haber: En Ucuz Arabanın Üretimi Durduruldu
Resmi büyütmek için tıklayın

Hintli Otomotiv Üreticisi Tata Motors, Batı Bengal Eyaletinde Çiftçilerin Protesto Gösterilerinin Devam Etmesi Üzerine Dünyanın En Ucuz Arabası "Nano"nun Üretileceği Fabrikadaki Çalışmaları Süresiz Olarak Durdurdu.


Hintli otomotiv üreticisi Tata Motors, Batı Bengal eyaletinde çiftçilerin protesto gösterilerinin devam etmesi üzerine dünyanın en ucuz arabası “Nano”nun üretileceği fabrikadaki çalışmaları süresiz olarak durdurdu.

Şirketin sözcüsü Sureş Rangaracan yaptığı açıklamada, Batı Bengal'de Singur'daki Nano fabrikasında kimsenin çalışmadığını ve bazı uluslararası görevlilerin ülkelerine döndüğünü söyledi.


Nano fabrikasına yönelik düşmanca ve göz korkutucu davranışların devam ettiğini belirten sözcü, “Fabrika, koşullar uygun olmadığı ve proje desteklenmediği sürece etkin biçimde faaliyet göstermeyecek. Biz Batı Bengal'e, ekonomik değer yaratma, refah ve istihdam sağlayabilme umuduyla geldik” dedi.

Şirketin, Nano'nun üretimini belirlenen tarihe yetiştirmek amacıyla ülkedeki diğer altı fabrikada yapmak için araştırma yaptığını söyleyen Rangaracan, Tata Morots'un Singur'da üretim yapması için durumun düzelmesi gerektiğini vurguladı.

Singur'daki fabrikaya şimdiye kadar 350 milyon dolar yatırım yapan Tata Motors, burada eğittiği 762 işçiyi diğer fabrikalarında çalıştırmayı planlıyor.

Eyaletin Sanayi Bakanı Niruam Sen de yaptığı açıklamada, “Bu eyalet için talihsiz ve kaygı verici bir durum. Buna hiç şüphe yok. Batı Bengal için üzücü bir gün” dedi.

Tata şirketine yönelik protesto eylemlerinin başını çeken Trinamul Kongre partisi Başkanı Mamata Benerci ise, “Tata'nın fabrikadaki çalışmayı durdurma kararı kendine ait. Biz hiç kimseyi engellemedik” diye konuştu.

Tata Morots'un Başkanı Ratan Tata, daha önce yaptığı açıklamada, kendilerine yönelik protestolar sürerse ve fabrikanın bulunduğu yerde istenmiyorlarsa Batı Bengal'i terk etmeye hazır olduklarını söylemişti.

KOMÜNİST HÜKÜMET DESTEK VERDİ

Batı Bengal eyaletini 30 yıldır yöneten komünist hükümet Tata Motors'un, 2 bin 500 dolarlık Nano otomobili projesine destek vererek, Kalküta'nın 30 kilometre kuzeybatısındaki Singur bölgesinde fabrika kurulması için yaklaşık 4 milyon metrekarelik tarım arazisini istimlak etti.

Hükümet tazminat önermesine rağmen, bazı çiftçiler bu öneriyi reddetti ve arazilerinin geri verilmesini isteyerek protesto gösterilerine başladılar.

Batı Bengal'deki muhalif partiler koalisyonu da verimli arazilerin sanayide kullanılmasına karşı olduklarını belirterek, Tata'ya karşı bayrak açtılar.

Hindistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ise Tata'yı Batı Bengal'de tutmak için siyasetçilere birlikte hareket etmeleri çağrısında bulunarak, Ratan Tata'ya destek verdiler.

Nano'nun, yıl sonuna kadar piyasaya çıkması bekleniyor.

Batı Bengal, 1 milyardan fazla insanın üçte ikisinin geçimini tarımdan sağladığı Hindistan'da, tarım arazileri üzerinde fabrika kurulması yüzünden ulusal tartışmaların merkezi haline geldi.

Tata Grup, otomotiv sektörünün yanı sıra çelik sanayi, yazılım hizmetleri, oteller, kimya sektörü ve sigorta alanlarında faaliyet gösteriyor.

ENFLASYON AĞUSTOS'TA EKSİ ÇIKTI

ENFLASYON AĞUSTOS'TA EKSİ ÇIKTI


Haber: Enflasyon Ağustos'ta Eksi Çıktı
Resmi büyütmek için tıklayın

Ağustos Ayında Üretici Fiyatları Endeksinde (Üfe) Yüzde 2.34, Tüketici Fiyat Endeksinde (Tüfe) Yüzde 0.24 Düşüş Yaşandı.

-Ağustos ayında üretici fiyatları endeksinde (ÜFE) yüzde 2.34, tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) yüzde 0.24 düşüş yaşandı. Ocak-Ağustos dönemi itibariyle ÜFE artışı yüzde 12.49, TÜFE artışı yüzde 6.35, son bir yıllık dönemdeki ÜFE artışı yüzde 14.67, TÜFE artışı yüzde 11.77 oldu. (ANKA)

Rusya: Ayrımcılık yok, mevzuatı bekleyin

Rusya: Ayrımcılık yok, mevzuatı bekleyin

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, ülkesinin gümrüklerinde Türklere karşı bir ayrımcılık yapılmadığını söyledi. “Ticarete siyaset karışmaz” diyen Lavrov, gümrük mevzuatındaki basitleştirmenin tamamlanmasıyla sorunun çözümleneceğini kaydetti.









NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:42 TSİ 02 Eylül 2008 Salı

İSTANBUL - Rusya’nın gümrüklerde başlattığı denetimler Türk mallarını taşıyan TIR’ların gümrük kapılarında yığılmasına ve ihracatının olumsuz etkilenmesine yol açtı. Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, ülkesinin gümrüklerindeki uygulamaların, ayrım gözetmeksizin tüm ülke malları için uygulandığına dikkat çekerek, sorunun doğmasına neden olan gümrük mevzuatının basitleştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Konuyu Babacan ile de paylaştığını ifade eden Lavrov, gümrük mevzuatındaki basitleştirmenin tamamlanmasının ardından bu sorunun çözümleneceğini söyledi.

Lavrov, birçok ülkeden yapılan et ve diğer gıda ürünleri ithalatında sorunlar yaşadıkları için denetimlerin sıkılaştırıldığını belirtti ve başta ABD olmak üzere, Polonya, Brezilya gibi ülkelerden yapılan et ithalatı büyük ölçüde durduklarına işaret etti. Lavrov, engelleme yaptıkları gıda ürünleri için “Standartlarımıza uygun değildiler” dedi.

Ticarete siyasetin karışmadığını da vurgulayan Lavrov, Türkiye ile ticareti devam ettirmek istediklerini söyledi.

Lavrov “Rusya doğalgazı kesmeyi hiç düşündü mü?” şeklindeki bir soruyu “Çılgınca bir şey bu, neden böyle bir şey düşünülsün ki? Rusya, petrol ve doğalgaz konusunda hiçbir zaman anlaşma ihlalinde bulunmadı” diye yanıtladı.

BABACAN: SORUN İŞBİRLİĞİYLE AŞILACAKTIR
Dışişleri Bakanı Ali Babacan, görüşmede son dönemde ortaya çıkan Rus gümrüklerinde Türk mallarının uzun süre incelemeye tabi tutulması sorununu da ele aldıklarını belirterek, “Bu sorunun Rus tarafından beklediğimiz esneklik ve işbirliği yaklaşımı sayesinde aşılacağına inanıyoruz” dedi.

OĞAN: AÇIKLAMALARDA YENİ BİR ŞEY YOK
NTV’ye konuşan Türkiye Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (TÜRKSAM) Başkanı Sinan Oğan, Lavrov’un açıklamalarında yeni bir durum ortaya çıkmadığını belirterek şunları söyledi:

“Gümrük konusunda net bir cevap alınmadı. Basitleştirme yöntemi sorunun ana kaynağını oluşturuyor. Türkiye bavul ticaretini organize bir şekilde yapıyor. Rusya’da yerel üretimi desteklemek için yeni bir program başlatıldı. İthalatın belli bir disiplin altına alınması gerekiyordu. O yüzden Türk mallarının ikamesi söz konusuydu. Rusya her ürünün gerçek satış fiyatına göre gümrük vergisi koymak istiyor. Biz de bunun kilo hesabıyla geçmesini istiyoruz. Sorunun ana kaynağı bu; Kafkasya’daki krizle bir ilgisi yok.”

‘KISA SÜREDE ÇÖZÜLMEZ’
Sorunun çok kısa sürede çözüleceğini düşünmediğini belirten Oğan, “Karşılıklı olarak gümrük idareleri oturup görüşecek. Rusya ısrarla kendi mevzilerini korumaya kararlı gibi gözüküyor” dedi.

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen dün mütekabiliyet esasına göre, Rusya’ya aynı şekilde karşılık vermek üzere bu ülke mallarına yönelik olarak gümrüklerde fiziki kontrol uygulamasına geçildiğini söylemişti. Tüzmen’in açıklamasından sonra ilerleyen saatlerde Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, fiziki kontrol uygulamasının söz konusu olmadığını; Tüzmen’in bu konudaki önerisinin kabul edilmediğini belirtmişti.

Tüzmen de bunun üzerine akşam saatlerinde yeni bir açıklama yaparak, kırmızı hat uygulamasının idari bir karar olduğunu, Bakanlar Kurulu’nda karar almaya gerek olmadığını açıklamıştı.


Enflasyon beklentisi yüzde 0.24

Enflasyon beklentisi yüzde 0.24

CNBC-e anketine göre, enflasyonun Ağustos ayında TÜFE’de yüzde 0.24 arttığı, ÜFE’de yüzde 0.03 azaldığı tahmin ediliyor.


NTV-MSNBC
Güncelleme: 09:28 TSİ 03 Eylül 2008 Çarşamba

İSTANBUL - Ağustos ayında tüketici fiyatlarının yüzde 0.24 arttığı tahmin ediliyor. CNBC-e’nin 31 banka ve aracı kurum arasında yaptığı ankete göre, bu ay üretici fiyatlarının da yüzde 0.03 oranında azaldığı öngörüldü. Ankette yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 10.85, ÜFE beklentisi de yüzde 16.47 oldu.

Merkez Bankası doğalgaz zammının Ağustos’ta enflasyona etkisinin 0.15 puan düzeyinde olacağını, akaryakıttaki indirimin ise fiyat artışını sınırlayacağını belirtmişti. Merkez Bankası’nın son beklenti anketinde Ağustos ayında TÜFE’nin yüzde 0.47 artacağı öngörüldü.

İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul’da Ağustos’ta TÜFE’nin yüzde 1.58 arttığını, ÜFE’nin ise yüzde 0.95 azaldığını açıkladı.

Elektrik zammının etkisiyle konut grubunda yüzde 5.3’lük artış olunca enflasyon Temmuz’da beklentileri aşmıştı. TÜFE yüzde 0.58, ÜFE yüzde 1.25 artmıştı. Yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 12.06, ÜFE’de yüzde 18.41’e yükselmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayına ilişkin enflasyon verilerini bugün saat 17.00’de açıklayacak.

Kuveytli şirketin rafineri ilgisi

Kuveytli şirketin rafineri ilgisi

Kuwait Petrolevm International Limited Şirketi’nin Adana’nın Ceyhan ilçesinde rafineri kurmak için fizibilite çalışmaları yaptığı öğrenildi.


AA
Güncelleme: 10:40 TSİ 03 Eylül 2008 Çarşamba

ADANA - Kuwait Petrolevm International Limited Şirketi Başkan Yardımcısı Muhommad Rashed Josem, başkanlığındaki 4 kişilik heyetin geçtiğimiz günlerde Ceyhan ilçesine gelerek yörede incelemelerde bulundukları belirtildi.

BOTAŞ Bölge Müdürlüğü ile Yumurtalık Serbest Bölgesini gezen şirket yetkililerine, Ceyhan Ticaret ve Sanayi Odasında bir brifing verildiği bildirildi.

Ceyhan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Duru, rafineri veya petrokimya tesisi kurmak için yöreye gelen Kuveytli iş adamlarına “enerji ihtisas bölgesi” hakkında bilgi verdiklerini söyledi.

Ceyhan’ın Orta Doğu petrolleri ve Orta Asya enerji kaynaklarının dünyaya açılmasında ana kapı görevini gördüğünü söylediklerini belirten Duru, “Ceyhan’a rafineri veya petrokimya tesisi kurmak isteyen ve ön fizibilite çalışması yapan Kuveytli yatırımcılar, ilçeden olumlu izlenimlerle ayrıldılar” dedi.

Duru, 100 yılın projesi olarak adlandırılan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı’nın devreye girmesinin ardından yerli ve yabancı yatırımcıların yöreye olan ilgisinin artarak devam ettiğini belirterek, 2-3 günde bir yatırımcının Ceyhan’a gelerek kendilerinden bilgi aldıklarını kaydetti.

’ 5 RAFİNERİ DE KURULABİLİR’
Yörede rafineri kurmak için 4 şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na (EPDK) başvurduğunu anlatan Duru, şöyle konuştu: “Başvuru yapan firmalar tarafından kurulması planlanan rafinerilerden en büyüğünün kapasitesi yıllık 15 milyon ton civarında. Diğer kurulacak rafinerilerle birlikte yılda ancak 30-40 milyon ton ham petrol işlenebilecek. Ceyhan’a ise yılda 190 milyon ton ham petrol gelecek. Bu rafinerilerde ham petrolün sadece yüzde 25’i işlenecek, yüzde 75’i ise işlenmeden dünya pazarlarına sevk edilecek. Durum böyle iken, yöreye 4 yerine sadece 2 tane rafineri kurulmasının yeterli olacağı söyleniyor. Oysa Ceyhan’a 4 değil, 5 rafineri de kurulabilir.”

Makedonya’yı da ‘TAV’ladı

Makedonya’yı da ‘TAV’ladı

TAV Havalimanları Holding, Makedonya’daki Üsküp ve Ohrid şehirlerinde bulunan iki uluslararası havalimanının işletimi ve Shtip şehrinde yeni bir kargo havalimanı inşaatını kapsayan ihaleyi kazandı.


REUTERS
Güncelleme: 10:26 TSİ 03 Eylül 2008 Çarşamba

İSTANBUL - Milliyet gazetesinde yayımlanan habere göre ihaleye tek teklif veren şirket olan TAV Havalimanları, 200 milyon euro (290 milyon dolar) tutarında bir işi üstlenmiş oldu.

TAV’ın İMKB’ye yaptığı açıklamada ise ihale ile ilgili olarak henüz şirkete tebliğ edilen resmi bir yazı bulunmadığı ve konuyla ilgili tüm aşamalarda kamuoyuna bilgi verileceği belirtildi.

Haberde, Makedonya Ulaştırma Bakanlığı’nın, iki sivil havaalanının modernize edilmesi ve bir havaalanının da inşaatı işinin TAV tarafından gerçekleştireceğini açıkladığı belirtildi. TAV Havalimanları, söz konusu ihaleye tek teklif veren şirket olduğunu geçen hafta İMKB’ye açıklamıştı.

TAV Havalimanları Holding’den Reuters’a bilgi veren bir yetkili, “İhale üç havalimanını kapsayan bir paket niteliğinde. Üsküp’teki Alexander The Great ve Ohrid’deki St Paul The Apostle Uluslararası Havalimanları’nın 20 yıl süreyle işletilmesini ve Shtip’te yeni bir kargo havalimanı inşasını kapsıyor” demişti.

Petrol 100 doların altına iner mi?

Petrol 100 doların altına iner mi?

Petrol fiyatları 108 dolara kadar geriledi. Kimi uzmanlar petrol fiyatlarının 96 dolara kadar gerileyeceğini öngörürken, 100 doların altının görülmeyeceğini düşünenler de var.





NTV-MSNBC
Güncelleme: 10:15 TSİ 03 Eylül 2008 Çarşamba

İSTANBUL - Temmuz ayında 150 dolara yaklaşarak rekor kıran petrol fiyatları iki ay sonra bu kez ‘serbest düşüş’ yaşıyor. Ham petrol fiyatları dünkü sert düşüşün ardından bugün 110 doların altında sakin bir görüntü ortaya koyuyor. Dünü 5 dolar 75 sentlik değer kaybıyla son beş ayın en düşük seviyesi olan 109 dolar 71 sentte tamamlayan ABD ham petrolü bu sabah 108 dolar 64 sente kadar indi.

ABD’yi etkileyen Gustav kasırgasının etkisini yitirmesi petrol fiyatlarında düşüşe neden oldu. Küresel ekonomik büyümenin yavaşlayacağı, bunun petrol talebini azaltacağı tahminleri de fiyatların düşmesinde etkili oldu.

’96 DOLARA KADAR GERİLER’
CNBC’ye konuşan ABD merkezli finansal bilgi firması DTN’in Emtia Analisti Darin Newsom ise temel göstergelerin petrolde düşüşe işaret ettiğini belirterek, fiyatların 96-98 dolar seviyelerine inebileceğini kaydetti.

‘GUSTAV OLMASAYDI 100 DOLAR KIRILIRDI’
Societe Generale Enerji Analisti Mike Wittner ise, “Gustav kasırgasından doğan tehdit olmasaydı, petrol 100 doları kırmaya çalışacaktı” ifadesini kullandı.

‘OPEC ÜRETİM KISACAK, 100 DOLARIN ALTINA İNMEZ’
Ünlü petrol yatırımcısı T. Boone Pickens, OPEC’in 9 Eylül’de toplantısında üretimini kısacağını ve buna bağlı olarak petrolün 100 doların altına düşmeyeceğini öngördü.

CNBC’ye konuşan Pickens, piyasaya, başka bir kasırganın çıkması durumunda havanın birdenbire terse dönebileceği beklentisinin hakim olduğunu savundu.

Enerji piyasalarındaki en aktif yatırım bankası Goldman Sachs, yılın ikinci yarısı için ortalama petrol fiyatı tahminini 107 dolardan 141 dolara çıkarmıştı.