Güler, Kafkasya’da enerji turunda

Güler, Kafkasya’da enerji turunda

Enerji Bakanı Hilmi Güler, bölge kaynaklarının dünya pazarlarına ulaştırılmasında önemli rol oynayacak enerji projelerini görüşmek üzere üst düzey bazı bürokratlarla birlikte Türkmenistan’a gitti. Güler, bu ülkeden Kazakistan’a geçecek.


REUTERS
Güncelleme: 23:30 TSİ 01 Eylül 2008 Pazartesi

ANKARA - Reuters’a bilgi veren Enerji Bakanlığı’ndan bir yetkili, Türkmenistan’da yapılacak temaslarda bu ülkeyle imzalanan ancak henüz hayata geçirilmeyen doğalgaz anlaşması ile Türkiye-Avusturya (Nabucco) doğalgaz boru hattına ilişkin gelişmelerin ele alınacağını söyledi.

Türkiye ile Türkmenistan arasında 1990’lı yıllarda yıllık 30 milyar metreküplük gaz alımına ilişkin anlaşma yapılmış ancak bu konuda somut bir adım atılamamıştı.

Türkiye son dönemde enerji işbirliği içinde bulunduğu Azerbaycan, Rusya, İran ve Türkmenistan gibi ülkelerden sadece ürün almak yerine bu kaynaklardaki petrol ya da doğalgaz sahalarını ortak işletmek istiyor.

Türkmenistan’a giden Güler’e Botaş Genel Müdürü Saltuk Düzyol ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürü Mehmet Uysal’ın yanı sıra Enerji Bakanlığı’ndan bazı bürokratlar da eşlik edecek.

Türkmenistan Devlet Başkanı Kurbanguli Berdimuhamedov de bu yıl Mart ayında Ankara’ya yaptığı ziyarette söz konusu projeler üzerinde durulmuş ancak istenilen düzeyde ilerleme sağlanamamıştı.

Yetkili, Türkiye’nin İran üzerinden Türkmen gazını almak ve bir bölümünü Avrupa’ya satmak istediğini kaydederek, “Türkiye bu projeye büyük önem veriyor. İran ile bir yandan görüşmeler yürütülürken, Türkmenistan ile de başlatılan görüşmelerde somut adım atılması için çalışılıyor” dedi.

Türkiye ile İran arasında Avrupa’ya doğalgaz ihracını da içeren ön anlaşmaya göre, İran ve Türkmenistan’dan gelecek yılda 30 milyar metreküp doğalgaz Türkiye üzerinden Avrupa’ya ihraç edilecek. Ayrıca Türkiye yıllık üretimi 20.4 milyar metreküp olan Güney Pars’taki üç sahayı ihalesiz olarak alacak ve buraya 3.5 milyar dolar yatırım yapacak.

Yetkili, Avrupa Birliği’nin de desteklediği Nabucco projesinin kaynak sorununu aşmak istediklerini ifade ederek, “Türkmen ve Azeri gazları bu konuda önemli rol oynayabilir” şeklinde konuştu.

KAZAKİSTAN’IN PETROLÜ
Güler ve beraberindeki heyet, Türkmenistan ziyaretinin ardından Kazakistan’a geçerek temaslarda bulunacak.

Bu ülkedeki temaslarda Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ham petrol boru hattına petrolünü vermek isteyen, ancak son dönemde bu konuda bazı tereddütlerini dile getiren Kazakistan’ın üst düzey temsilcileriyle görüşmelerde bulunacak.

İhracat 130 milyar dolara dayandı

İhracat 130 milyar dolara dayandı

İhracat Ağustos ayında yüzde 27.6 artışla 10.9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yıllık ihracat 130 milyar dolara yaklaştı.


NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:18 TSİ 01 Eylül 2008 Pazartesi

İSTANBUL - Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Ağustos ayında ihracatın yüzde 27.6 artışla 10.9 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. TİM’den yapılan yazılı açıklamaya göre ihracat, Ocak-Ağustos döneminde ise yüzde 35.3 artışla 90.3 milyar dolara çıktı. Son 12 aylık dönemdeki ihracat yüzde 31.1 artarak 129.5 milyar dolara ulaştı.

TİM Başkanı Satıcı, başkan sıfatıyla son kez yaptığı açıklamada, “İhracat Türkiye ekonomisinin krizden çıkış yolu oldu. Ekonomimiz her geçen sene daha da gelişen ve güçlenen performansını ihracata borçlu. Otuzlu yaşlarımın ortalarında başkanı olduğum TİM, bugün ben kırklarımın ilk yarısını yaşarken, olgun, güvenilir, sağlam ve gelenekleri olan bir kurum halinde bir yıldız gibi parlıyor. Şimdi kundaktan aldığımız bu büyük yıldızı, onu aynı doğrultuda daha da güçlendirecek olan yeni gönüllülerine teslim etmek için hazırız” ifadelerine yer verdi.

Ağustos ayında en fazla ihracat yapan sektör, 2 milyar 550 milyon dolar ile demir çelik sektörü oldu. Onu, 1 milyar 408 milyon dolar ile otomotiv ve 1 milyar 351 milyon dolar ile hazır giyim ve konfeksiyon izledi.

Ağustos ayında toplam içerisinde yüzde 9.41’lik paya sahip olan tarım ve hayvancılık grubu sektörlerinin ihracatı, geçen yıla göre yüzde 17.02 artış kaydetti.

Toplam ihracatın yüzde 87.41’ini gerçekleştiren sanayi grubunda ise Ağustos ihracatı yüzde 29.13 artış ile 9 milyar 558 milyon dolar oldu. Sanayi sektöründe sekiz aylık ihracat 79 milyar 664 milyon doları, son 12 aylık ihracat ise 113 milyar doları geride bıraktı.

İhracat 130 milyar dolara dayandı

İhracat 130 milyar dolara dayandı

İhracat Ağustos ayında yüzde 27.6 artışla 10.9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yıllık ihracat 130 milyar dolara yaklaştı.


NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:18 TSİ 01 Eylül 2008 Pazartesi

İSTANBUL - Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Ağustos ayında ihracatın yüzde 27.6 artışla 10.9 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. TİM’den yapılan yazılı açıklamaya göre ihracat, Ocak-Ağustos döneminde ise yüzde 35.3 artışla 90.3 milyar dolara çıktı. Son 12 aylık dönemdeki ihracat yüzde 31.1 artarak 129.5 milyar dolara ulaştı.

TİM Başkanı Satıcı, başkan sıfatıyla son kez yaptığı açıklamada, “İhracat Türkiye ekonomisinin krizden çıkış yolu oldu. Ekonomimiz her geçen sene daha da gelişen ve güçlenen performansını ihracata borçlu. Otuzlu yaşlarımın ortalarında başkanı olduğum TİM, bugün ben kırklarımın ilk yarısını yaşarken, olgun, güvenilir, sağlam ve gelenekleri olan bir kurum halinde bir yıldız gibi parlıyor. Şimdi kundaktan aldığımız bu büyük yıldızı, onu aynı doğrultuda daha da güçlendirecek olan yeni gönüllülerine teslim etmek için hazırız” ifadelerine yer verdi.

Ağustos ayında en fazla ihracat yapan sektör, 2 milyar 550 milyon dolar ile demir çelik sektörü oldu. Onu, 1 milyar 408 milyon dolar ile otomotiv ve 1 milyar 351 milyon dolar ile hazır giyim ve konfeksiyon izledi.

Ağustos ayında toplam içerisinde yüzde 9.41’lik paya sahip olan tarım ve hayvancılık grubu sektörlerinin ihracatı, geçen yıla göre yüzde 17.02 artış kaydetti.

Toplam ihracatın yüzde 87.41’ini gerçekleştiren sanayi grubunda ise Ağustos ihracatı yüzde 29.13 artış ile 9 milyar 558 milyon dolar oldu. Sanayi sektöründe sekiz aylık ihracat 79 milyar 664 milyon doları, son 12 aylık ihracat ise 113 milyar doları geride bıraktı.

66 bin fındık üreticisine müjde

Tarım Bakanı Eker, 10 dekara kadar arazisi olan küçük fındık üreticilerini desteklemek amacıyla, 1 tona kadar olan ürün bedellerinin, 5 gün içinde ödenmesi kararı alındığını bildirdi.


AA
Güncelleme: 17:25 TSİ 01 Eylül 2008 Pazartesi

ANKARA - Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, uygulamadan 66 bin üreticinin yararlanacağını söyledi. Eker, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yarından itibaren fındık alımı için randevu vermeye başlayacağını ve randevu döneminde alınan fındıkların bedelinin 25 gün içinde ödeneceğini hatırlattı. Bakan Eker, şöyle konuştu: “Okullar açılırken ve Ramazan dolayısıyla küçük üreticinin ihtiyaçlarını daha kolay sağlayabilmesi için, ürün bedellerinin ödenmesinde bir kolaylık sağladık. Çiftçi kayıt sistemi kapsamında 10 dekara kadar arazisi olan çiftçilere 1 tona kadar fındık satışlarında ürün bedelleri 25 gün yerine 5 gün de ödenecek.”

Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi kapsamında 250 bin çiftçinin 522 bin hektar alanda, fındık ürettiğini belirten Bakan Eker, yaklaşık 66 bin çiftçinin arazi büyüklüğünün 10 dekarın altında olduğuna dikkat çekti.

Dolayısı ile 5 günlük süre içindeki ödemeden 66 bin çiftçinin yararlanacağını kaydeden Eker, bu üreticilerin de diğer üreticiler gibi TMO’ya randevu ile ürün satacağını ifade etti

Tüzmen ‘kırmızı hat’ta ısrarlı

Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’in reddetmesine rağmen Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Rus mallarına “kırmızı hat” uygulandığını yineledi. Bunun idari bir düzenleme olduğunu savunan Tüzmen, konunun Bakanlar Kurulu’na gelmesine gerek olmadığını söyledi.


AA
Güncelleme: 23:47 TSİ 01 Eylül 2008 Pazartesi

URUMÇİ - Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’in Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamalarını gazetecilere değerlendirdi. Tüzmen, Bakanlar Kurulu’na Rusya’nın Türk ihraç ürünlerine uyguladığı haksız engeller karşısında daha uzun vadeli, sistematik bir paket sunulduğunu söyledi. Devlet Bakanı Tüzmen, bu paketin, Bakanlar Kurulu’nda, Rusya ve Türkiye Dışişleri bakanlarının yapacağı görüşme sonrasında bir değerlendirme yapılmak üzere bugün için kabul görmediğini zannettiğini ifade etti.

ZATEN UYGULAMADA
Tüzmen, sabah uygulamaya konulan kırmızı hattın dış ticaretteki teknik bir uygulama olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Yani biz bunları Bakanlar Kurulu seviyesinde değil, müsteşarlar seviyesinde hatta bazı ülkelere karşı genel müdürlerin imzasıyla uygulamaya koyuyoruz. Dış ülkelerden gelen ürünlerin ne şekilde kayda alınacağı, gümrüklerde denetimin sıklaştırılması yönünde bir karardır. Bu karar da zaten uygulamadadır. Biz onu ilgili kurullara gönderdik. Dolayısıyla bazı şeyleri birbirinden ayırmak lazım. Zaten bazı şeyler de konuşulmaz, yapılır. Biz bunları konuşurken uygulamayı başlatmıştık.”

BU İŞ ASLA KURUL’A GİTMEZ
Tüzmen, bakanlık olarak olayların önünde gittiklerini belirterek, şöyle devam etti: “Biz proaktif bir bakanlığız. Biz refleksleriyle hareket eden bir ülke değiliz. Ticarette bu kadar başarılı olunmasının nedeni refleksler değil, olayların önünde gidilmesidir. Koymuş olduğumuz stratejiler çerçevesinde hareket ediyoruz. Bazı teknik çalışmalar herkes tarafından aynı şekilde algılanmıyor. Bu iş hiçbir zaman Bakanlar Kurulu’na gitmez. Bunlarla ilgili kararlar alınırken Dışişlerine ve ilgili kurumlara da bilgi mahiyetinde yazılar gönderilir. Bunlar işin teknik boyutları. Bu tip çalışmaları yıllardır yapıyoruz. Bunlar çok girift, çok sofistike uygulamalardır. Hükümet Sözcümüzün belirttiği çalışma ile bizim yaptığımız çalışmalar arasında çok fark var, bunlar elma ile armut gibi.”

KİM OLSA AYNI ŞEYİ YAPAR
Bakanlar Kurulu, Dışişleri Bakanlığı ve dış ticaretin gerekli kurum ve kuruluşlara bilgiyi aktardığını belirten Tüzmen, şunları söyledi: “Rusya’ya karşı teknik önlemleri alırız, ancak bu ülke bir numaralı ticaret ortağımız, ilişkilerimize de devam ederiz. Sonuçta herkes kendi ülkesinin menfaatini düşünür, bunun için de birtakım hareketler yapar. Bizim de yaptığımız Türkiye’nin menfaatini düşünmek, haklarını ve çıkarlarını gözetmektir, yaptığımız çok doğaldır. Kim olsa aynı şeyi yapar.”

TÜRKİYE'DE SİGORTA ŞİRKETLERİNİ YABANCI ALIYOR, KKTC'Lİ ÜRKÜYOR

TÜRKİYE'DE SİGORTA ŞİRKETLERİNİ YABANCI ALIYOR, KKTC'Lİ ÜRKÜYOR


Haber: Türkiye'de Sigorta Şirketlerini Yabancı Alıyor, KKTC'li Ürküyor
Resmi büyütmek için tıklayın

KKTC'li Sigortacılara Göre, Türkiye'deki Sigorta Şirketlerinin Yabancılara Satılması Kendilerini Zor Durumda Bıraktı. KKTC Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Başkanı Asaf Can, "Türkiye'de Şirket Satılınca Burada Şubesi Olanlar El Değiştirmiş Oldu. Bu Durum Bize Zarar Veriyor" Dedi.


KKTC’li sigortacılara göre, Türkiye’deki sigorta şirketlerinin yabancılara satılması kendilerini zor durumda bıraktı. KKTC Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Başkanı Asaf Can, "Türkiye’de şirket satılınca burada şubesi olanlar el değiştirmiş oldu. Bu durum bize zarar veriyor" dedi.

TÜRK sigorta şirketlerinin el değiştirmesi Kıbrıslı sigorta şirketlerine yaramadı. Merkezleri Türkiye’de bulunan şirketlerle gerçekleşen yabancı ortaklıklar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) sigorta şirketlerini de doğrudan etkiliyor. Türkiye’deki el değiştirmelere paralel KKTC’de iştiraki olan şirketlerin de genelde satış sözleşmelerine dahil edildiğini hatırlatan Kıbrıslı sigortacılar, yıllardır harcanan çabalarla olgunlaşan şirketlerin yabancılara ucuza kaptırılmamasına istiyorlar.


Kıbrıs sigorta şirketlerinin durumu geçen adada masaya yatırıldı. KKTC Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Başkanı Asaf Can ile Kıbrıs şirketlerine reasürans brokerliği yapan AON Re Türkiye CEO’su Servet Gürkan, KKTC Başkanı Ferdi Sabit Soyer ve Maliye Bakanı Ahmet Uzun’a taleplerini iletti. Sigortada ’mütekabiliyet’ ilkesinin uygulanmamasından yakınan şirket yöneticileri, KKTC hükümetinden açık destek istedi.

Gümüş tepsiyi vermeyiz

Asaf Can, "Güney Kıbrıs’ın prim üretiminin 4 katını gerçekleştiriyoruz. Rum kesimi ile görüşmeler yeniden başlıyor. Adada uzlaşma umudu ile bekliyoruz. Avrupa Birliği’ne (AB) girince, bu gümüş tepsiyi başkalarına teslim etmek istemeyiz" dedi. Toplam 250 bin nüfuslu KKTC’de geçen yıl 100 milyon YTL prim toplamayı başaran, bu yıl sonunda ise 150 milyon YTL prim üretmeyi hedefleyen Kıbrıs sigorta şirketleri, bir taraftan hükümetten destek isterken diğer taraftan da rekabet şanslarını artırmak için birleşme planları maya başladı.

Birleşip güçlenme planı

Asaf Can, Türk sigorta şirketlerinin yabancılara satılmasının kendilerini zor durumda bıraktığını belirterek, şunları söyledi: "Türkiye’de şirketler satılınca burada şubesi olan şirketlerde el değiştirmiş oldu. Bu durum Kıbrıs şirketlerine zarar veriyor. Adaya gelen sigorta şirketleri dünyanın en büyük şirketleri olduğu için bizim onlarla rekabet etme şansımız yok. Malta’yı ziyaret ettik. Orada 12 tane sigorta şirketi var. Kıbrıs’ta şirket sayısını azaltarak, güçlendirmeyi planlıyoruz. Hükümetten yabancı şirketlerle ilgili olarak önlem almasını ve mütekabiliyet ilkesinin uygulanmasını istiyoruz."

Soğuk savaş sigortaya olumlu yansır

AON Re Türkiye CEO’su Servet Gürkan, sigortacılık sektörünün büyümesine dikkat çekerek, "2035’te süper güç biz olacağız, bizimle iyi geçinin" dedi. ABD’de başlayan mortgage krizinin sigorta primleri üzerinde baskı yarattığını belirten Gürkan, soğuk savaşa dönüşün sigorta şirketlerine olumlu yansıyacağını bildirdi. Gürkan, "Yeni tehditler ve güvenlik sorunu şirketlerin işlem hacminin artmasına yolaçacaktır" dedi.

Hükümetten destek sözü

MALİYE Bakanı Ahmet Uzun, KKTC’nin kapalı bir toplum olmadığını belirterek, Avrupa Birliği (AB) mevzuatını ölçü alacaklarını kaydetti. Kıbrıslı sigortacılara gayrimenkul sigortasına ağırlık vermelerini öneren Uzun, tarım alanında da Tarım Sigorta Fonu’nun özele açılması gerektiğini söyledi. Kıbrıs’ta mesleki sorumluluk sigortasının gelişmesini isteyen Bakan Uzun, "Bir müteahhit ev yapıyor. 500 evi İngilizlere satıyor. Evi bitiremiyor, tapu vermiyor. İngilizler konuyu kendi ülkelerinde gazetelere taşıyor. Bizim imajımız zedeleniyor. Mesleki sorumluluk sigortası olursa iyi müteahhit kötü müteahhit ortaya çıkar" dedi.

Ada’da 18’i yerel 28 şirket var

KKTC’de 18 yerel, 8 Türk sigorta şirketi şubesi, 2 Türk-Kıbrıs ortak sermayeli ve 3 hayat olmak üzere toplam 28 sigorta şirketi bulunuyor. KKTC Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği verilerine göre, 2007 yılında 28 şirketin hayat dışı toplam prim üretimi 89 milyon 100 bin YTL seviyesinde gerçekleşti. Hayat sigortası prim toplamı ise 2007 yılında 15 milyon 136 bin YTL seviyesinde oldu. Bu yıl 104 milyon 237 bin YTL prim üreten sigorta şirketlerinin hedefi önümüzdeki yıl bu rakamı 150 milyon YTL’ye çıkarmak. Adada yerel şirketler arasında en yüksek payı yüzde 9.86 ile Kıbrıs Sigorta alıyor. Türk sigorta şirketleri şubeleri arasında en yüksek pay, yüzde 18.03 ile Anadolu Sigorta’nın olurken, hayat branşında ise ilk sırada yüzde 97 ile Anadolu Hayat ve Emeklilik elinde bulunduruyor.

TMSF OLAY MEDYA TİCARİ VE İKTİSADİ BÜTÜNLÜĞÜ'NÜ 8 EKİM'DE SATIŞA ÇIKARACAK

TMSF OLAY MEDYA TİCARİ VE İKTİSADİ BÜTÜNLÜĞÜ'NÜ 8 EKİM'DE SATIŞA ÇIKARACAK



Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Olay Medya Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nü Satışa Çıkardı. Nergis Grubu Şirketlerinden Olay Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.ş., Olay Basın ve Yayıncılık A.ş. ile Çağlar Holding A.ş.'nin Mülkiyetinde Bulunan Olay Tv, Olay Fm, Olay Gazetesi ve Olay Trend Dergisinin Mal, Hak ve Varlıklarından Oluşturulan Ticari ve İktisadi Bütünlüğün Muhammen Bedeli, 35 Milyon Amerikan Doları Olarak Belirlendi.


Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Olay Medya Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nü satışa çıkardı. Nergis Grubu şirketlerinden Olay Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş., Olay Basın ve Yayıncılık A.Ş. ile Çağlar Holding A.Ş.'nin mülkiyetinde bulunan Olay TV, Olay FM, Olay Gazetesi ve Olay Trend Dergisinin mal, hak ve varlıklarından oluşturulan ticari ve iktisadi bütünlüğün muhammen bedeli, 35 milyon Amerikan doları olarak belirlendi.

8 Ekim'de satışa çıkarılacak olan Olay Medya Ticari ve İktisadi Bütünlüğü için 7 Ekim'e kadar teklif alınacak. Katılımcılar, "Olay Medya Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Tanıtım Kitapçığı ve Tesis Ziyareti Bedeli" ödemek şartıyla, 03 Eylül 2008 - 03 Ekim 2008 tarihleri arasında tesis ziyareti yapabilecek

İhaleye katılabilmek için Fon'un T. Vakıflar Bankası T.A.O. Esentepe Şubesi'ndeki 4002622 no.lu ABD Doları hesabına 3 milyon 500 bin ABD Doları teminatın, "Olay Medya Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Teminat Bedeli" açıklaması ile yatırılması gerekiyor. 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3'üncü maddesinde tanımlanan Bankalardan alınmış ABD Doları cinsinden kesin ve süresiz teminat mektubu, cari değeri nakit teminatın yüzde 15 fazlası tutarında olan T.C. Devlet Tahvilleri, T.C. Hazine Bonoları, T.C. Hazine Kefaletini Haiz Tahvilleri de teminat olarak kabul edilecek. Teminatın yatırıldığını gösteren dekontun, Şartname'de belirtilen idari zarfla verilecek diğer belgeler ile birlikte 07 Ekim 2008 Salı günü, saat 17.00'a kadar Satış Komisyonu'na teslim edilmesi gerekmekte.

BORSA DÜŞÜYOR DOLAR YÜKSELİYOR

BORSA DÜŞÜYOR DOLAR YÜKSELİYOR


Haber: Borsa Düşüyor Dolar Yükseliyor
Resmi büyütmek için tıklayın

Yurtdışı Piyasalarda Yaşanan Tedirginlik Türkiye'yi de Etkiliyor. Borsa Haftaya Düşüşle Başlarken Dolar Tarafında Yükseliş İzleniyor.


Yurtdışı piyasalarda yaşanan tedirginlik Türkiye'yi de etkiliyor. Borsa haftaya düşüşle başlarken dolar tarafında yükseliş izleniyor.

Cuma günü ABD'nin TMSF'si Federal Deposit Insurance Corporation'ın (FDIC) krizin başladığı tarihten bu yana 10'uncu bankaya da el koyması, piyasalarda çalkantıya neden oldu. ABD'de Dow Jones yüzde 1.5'e yakın değer yitirirken, İMKB de güne aynı oranda düşüşle başladı.


Borsa, ilk 15 dakikanın ardından yüzde 1.6 kayıpla 39 bin 200 seviyesine gerilerken, dolar ise 1.18'in üzerine çıktı. Dolar cuma kapanışta 1.1780 YTL seviyesindeydi.

39 bin önemli

Uzmanlar, bu hafta için borsada ilk destek seviyesinin 39 bin puanda bulunduğunu, endeksin bu seviyeyi kırması halinde ise ilk etapta 38 bine kadar gerileyebileceğini söylüyor. İç gelişmelerin fazla önemsenmediği piyasada hafta boyunca yurtdışı piyasalar izlenecek.

Banka el koymalarının devam ettiği ABD'de sıkıntıların sürdüğüne dikkat çeken A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Marat Salar, kısa vadede İMKB'de 39.000 puan seviyesinin altını görülmesini beklemediğini ancak yurtdışında gerilimin artarması durumunda tekrar 36.500 puan seviyelerinin görülebileceğini kaydetti.

9 BİN BANKACI İŞSİZ KALACAK

9 BİN BANKACI İŞSİZ KALACAK


Haber: 9 Bin Bankacı İşsiz Kalacak
Resmi büyütmek için tıklayın

Finans Sektörünün En Büyük Birleşmelerinden Biri 9 Bin Bankacıyı İşsiz Bırakacak.



Finans sektörünün en büyük birleşmelerinden biri 9 bin bankacıyı işsiz bırakacak.

Dresdner Bank'ı almaya hazırlanan Commerzbank, bu işlemin gerçekleşmesinin ardından 9 bin kişiyi işten çıkarmayı planlıyor.

İşten çıkarılacakların 2 bin 500'ü Almanya'dan, kalanı diğer ülkelerden olacak. Almanya'dan işten çıkarılacak olanların önemli bir bölümü ise yatırım bankacılığı bölümü Dresdner Kleinwort'te çalışanları vuracak.

Commerzbank, işten çıkarma operasyonu ile 3 milyar dolarlık tasarruf hedefliyor.

Commerzbank, en büyük rakipleri arasında yer alan Dresdner'i Alianz'dan Deutsche Bank'ın en büyük rakibi olmaya hazırlanıyor. 14.5 milyar dolar tutarında ve iki adımda gerçekleşecek olan alımda yüzde 60 hisse bu yıl içerisinde el değiştirecek.

GÜMRÜKTE KIRMIZI HAT TARTIŞMASI

GÜMRÜKTE KIRMIZI HAT TARTIŞMASI


Haber: Gümrükte Kırmızı Hat Tartışması
Resmi büyütmek için tıklayın

Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'in Rus Mallarının Gümrükte Kırmızı Hatta Alındığını Açıklamasına Karşın Devlet Bakanı Çiçek'ten Tersi Yönde Bir Açıklama Geldi.


Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'in Rus mallarının gümrükte kırmızı hatta alındığını açıklamasına karşın Devlet Bakanı Çiçek'ten tersi yönde bir açıklama geldi. Bakan Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, "normal uygulama devam ediyor" dedi.

Bakan Çiçek, şunları söyledi:

"Sıkıntının ortadan kaldırılması için görüşmeler sürdürülüyor. Yarın Rus Dışişleri Bakanı gelecek. Bu konu gündeme alınacak. Bakan Tüzmen'in bu olumsuz gelişmeler karşısında tedbir alınmasına yönelik talebi söz kosunu oldu. Bakanlar Kurulu'nda değerlendirildi ama bu konuda olumsuz bir karar almadık. Biz ilişkilerin iyi şekilde ilerlemesini istiyoruz."dedi.


Gümrükte 'kırmızı' alarm

Çiçek,"Bakan Tüzmen'in teklifi kabul edilmedi dediniz. Rus mallarına yönelik kırmızı hat söz konusu değil mi?" sorusuna şöyle yanıt verdi:

"Normal uygulama devam ediyor. Biz sorunun çözümü için değişik girişimler yapıyoruz. Yarın Dışişleri Bakanları gelecek.Bu konuları görüşme imkanı olacak. Biz sorunun yarın çözülmesini istiyoruz. Tüzmen talebini iletti ama biz ona olumlu cevap vermedik."

TÜZMEN KIRMIZI HATTA ALIYORUZ DEMİŞTİ

Öte yandan Çin'deki temaslarını sürdüren Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, sabah yaptığı açıklamada, Rusya'nın Türk ürünlerinin içinde bulunduğu TIR'ları gümrük kapılarında bekletmesiyle başlayan gerginlik sonrasında, Türkiye'nin de Rus ürünlerini bugünden itibaren kırmızı hatta aldığını açıklamıştı.

Tüzmen, şöyle konuştu:

"Rusya ile yaşanan sıkıntı sürüyor. Bu ülke ile 38 milyar dolar ticaret hacmi hedefliyoruz. Geçen yıl 27 milyar dolardı. Türk ihraç ürünlerine yapılan nedenini anlamadığımız engellemelerin karşılığını vermek zorunda kaldık ve istemeye istemeye önlem aldık. Mütekabiliyet esasına göre davranıyoruz. Rusya'dan gelen malları kırmızı hatta alıyoruz, biz de onlar gibi muamele edeceğiz."

ANKARA ELEKTRİK ZORLU'NUN

ANKARA ELEKTRİK ZORLU'NUN


Haber: Ankara Elektrik Zorlu'nun
Resmi büyütmek için tıklayın

Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.ş.'ye Ait, Toplam 141 Mw Kurulu Gücünde Dokuz Santralin Özelleştirme İhalesini 510 Milyon Dolarla Kazanan Zorlu Enerji, Santralleri Devraldı.


Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait, toplam 141 MW kurulu gücünde dokuz santralin özelleştirme ihalesini 510 milyon dolarla kazanan Zorlu Enerji, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) ile sözleşme imzalayarak santralleri devraldı.

ÖİB'den yapılan açıklamada, "Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait üretim santrallerinin devir sözleşmesi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile Zorlu Enerji A.Ş. arasında, 1 Eylül tarihinde imzalanmıştır" denildi.


5 Mart'ta yapılan ihalede, Ankara Doğal Elektrik'e ait Tercan, Kuzgun, Mercan, İkizdere, Çıldır, Beyköy ve Ataköy Hidroelektrik Santralleri ile Denizli Jeotermal Santralinin 30 yıl süreyle "işletme hakkı verilmesi" yöntemi ile Engil Gaz Türbünleri Santralinin ise "satış" yöntemi satışı gerçekleştirilmişti.

30 şirketin teklif verdiği, 27 şirketin katıldığı ihalede en yüksek teklifi 510 milyon dolarla Zorlu Enerji vermişti. Devir sürecinin tamamlanmasının ardından ihale bedelini ödeyen şirket, ÖİB ile sözleşme imzalayarak santrallerin resmen sahibi oldu. Sözleşme imzalanması ile Zorlu Enerji'ye devredilen santraller ve özellikleri şöyle:

-Engil Gaz Türbünleri: Edremit Van'da, kurulu gücü 15 MW.

-Denizli Jeotermal Santrali: Sarayköy'de, kurulu gücü 15 MW.

-Ataköy Hidroelektrik Santrali: Almus Tokat'ta, kurulu gücü 5,52 MW.

-Beyköy Hidroelektrik Santrali: Sarıcakaya Eskişehir'de, kurulu gücü 16,8 MW.

-Çıldır Hidroelektrik Santrali: Arpaçay Kars'ta, kurulu gücü 15,35 MW.

-İkizdere Hidroelektrik Santrali: İkizdere Rize'de, kurulu gücü 18,6 MW.

-Kuzgun Hidroelektrik Santrali: Ilıca Erzurum'da, kurulu gücü 20,9 MW.

-Mercan Hidroelektrik Santrali: Ovacık Tunceli'de, kurulu gücü 19,225 MW.

-Tercan Hidroelektrik Santrali: Tercan Erzincan'da, kurulu gücü 15 MW.

(ANKA)

Türkiye, En Büyük Ekonomilerde 18. Sırada:

Türkiye, En Büyük Ekonomilerde 18. Sırada:
Satın alma gücü paritesiyle gayri safi millî hasılada (SGP-GSMH) 2002 yılında 19’unculuğa kadar düşen Türkiye, Hollanda ve Güney Afrika’yı ardında bırakmasına karşın, İran’a geçilmesi sebebiyle 2003 yılında 18’inci sırada yer aldı.

Dünya Bankası’nın Dünya Kalkınma Raporu 2005 verilerine göre, 10 trilyon 914 milyar dolarlık SGP-GSMH ile ilk sırada yer alan ABD’yi, 6 trilyon 435 milyar dolarla Çin, 3 trilyon 641 milyar dolarla Japonya, 3 trilyon 68 milyar dolarla Hindistan, 2 trilyon 267 milyar dolarla Almanya takip etti.

2002 yılında 426 milyar dolarlık SGP-GSMH ile Güney Afrika’nın ardından 19’uncu büyük ekonomi olan Türkiye, 2003 yılında 473 milyar dolarlık SGP-GSMH ile Hollanda ve Güney Afrika’yı ardında bırakmasına karşın, 2003 yılında 477 milyar dolarlık SGP-GSMH’ye ulaşan İran’a geçilmesi nedeniyle 18’inci sırada yer aldı.

Türkiye’nin 2004 yılında, 514 milyar doların üzerinde bir SGP-GSMH’ye ulaşması ve İran’ı da yeniden geçerek 17’inci sıraya çıkması bekleniyor. (aa)
28 Aralık 2004

Kasırga petrol fiyatlarını da vurdu Kasırga petrol fiyatlarını da vurdu Uluslararası piyasalarda ham petrolün varil fiyatı,şiddeti devamlı yükselen Gustav Kasırgası'nın, ABD'nin açık denizdeki petrol üretimini olumsuz etkilemesi nedeniyle artış gösterdi. Gustav Kasırgası'nın, ABD'nin, Meksika Körfezi kaynaklı toplam ham petrol üretimini, dörtte bir oranında düşürmesi sonucu, Asya borsalarında petrol fiyatları yükseldi...
Çalışanlara Ramazan tavsiyeleriOruç tutarken, günlük beslenmedeki öğün sayısı altıdan ikiye düşüyor. Uzun saatler aç kaldıktan sonra, vücudu yormayacak ve hazmı kolay yiyecekler tüketilmesi gerekiyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Koptagel İlgün, akşam yemeğinin hafif yenilmesini, iftarda özellikle iftariye denilen şarküteri ağırlıklı besinlerin az tüketilmesini, hamur işinden uzak durulmasını ve pidenin az tüketilmesini tavsiye ediyor... REFLÜSÜ OLAN TUTMASIN! * Ramazan ayında kimler oruç tutm... Borsa, dolar ve TL'de neler oluyor? Borsa, dolar ve TL'de neler oluyor? İMKB Bileşik Endeksi birinci seansta, Cuma günü ikinci seans kapanışına göre 463,89 puan düşerek 39.380,59 puan seviyesinde açıldı. Hisse senetleri, bu seviyede ortalama yüzde 1,16 oranında değer yitirdi. Serbest piyasada Cuma günü kapanışta doların satış fiyatı 1,1790 YTL, avronun satış fiyatı ise 1,7330 YTL olmuştu. -TAHVİL-DÖVİZ-PARİTE İstanb... Üçüncü dünya savaşı çıkabilir! Üçüncü dünya savaşı çıkabilir! Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu ve MİT eski Müsteşarı Prof. Dr. Mahir Kaynak, ABD ve İsrail'in İran'a saldırı ihtimalini gazetemize değerlendirdi. Seyid Çolak- Ümit Kaya Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, Türkiye'nin İran'a yönelik bir saldırıya seyirci kalamayacağını kaydetti. Karamollaoğlu, '... Şirketlerin kur riski katlandı Şirketlerin kur riski katlandı Şirketlerin kur riskini gösteren net döviz pozisyonu açığı son bir yılda yüzde 73,5 oranında artış göstererek ilk çeyrek sonu itibariyle 73 milyar 752 milyon dolara ulaştı. Şirketlerin kur riski 2003 sonundan bu yana ise yüzde 272 artış göstererek neredeyse dörde katlandı. Şirketlerin kur riskini gösteren net döviz pozisyonu açığı son bir yılda yü... Sezon başladı ama eli boş döndüler Sezon başladı ama eli boş döndüler Balıkçılar sezonun ilk avının ardından, sabahın erken saatlerinde Kumkapı'daki balık haline gelmeye başladı. Çok sayıda esnaf da hale gelerek ilk getirilen balıkları satın aldı. Olumsuz hava koşulları nedeniyle çoğu teknenin avdan boş döndüğünü belirten balıkçılar, yine de sezonun açılmasının umutlu olduklarını, bu sene palamut, lüfer, hamsi ve çi... Bakanlar ile tekstilciler kur pazarlığındaE-posta adresiniz: Mesajınız: Şimşek daha önce de tekstil Çin'e bırakılmalı demişti. Tekstil sektörüne yönelik önlemler paketi henüz açıklanmadı. Basına sızan diyaloglar geçtiğimiz hafta yapılan görüşmelerde uzlaşma sağlanamadığını gösteriyor. Kur politikasına yönelik görüş farklılıkları giderilemedi. Devlet Bakanı Şimşek ise diyalogları hayal ürünü olarak tanımlamayı tercih etti. soL (HABER MERKEZİ) TOBB'un 4. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası'nın ardından 56 sektöre yönelik açıkladığı çözüm ... İkinci El'in umudu bayram tatillerinde İkinci El'in umudu bayram tatillerinde İkinci el pazarı yaz ayını durgun geçirdi. Artan petrol fiyatları nedeniyle yaz ayında umduğunu bulamayan ikinci el araç satıcıları, bu defa Ramazan ve Kurban Bayramları'na umut bağlamış durumda. Satışların durgun seyrettiği pazarda son fiyatlar ne oldu? Akaryakıt fiyatlarındaki artışın da etkisiyle yaz aylarında bekledikleri hareketliliği bulamay... Dünyanın bir ucunda senin gibi iftar ediyor Dünyanın bir ucunda senin gibi iftar ediyor Otuzu aşkın tarih kitabı ile tarihe yeni bir perspektif kazandıran Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma ile Ramazan'dan konuştuk. Tarihte doğru bilinen yanlışları anlatan Sırma en büyük tarihi olayın da 'Ramazan' olduğunu söyledi. Otuza aşkın eser yazdı. Yazdığı tüm eserlerinde tarihe farklı bir perspektif kazandırdı. 64 yıllık ömrünü İslam medeniyetini a... Özdemir: 'Kriz batıdan doğuya uzanıyor' Özdemir: 'Kriz batıdan doğuya uzanıyor' İngiltere ve İspanya'nın kan kaybettiğini, İtalya'nın sıkıntıda olduğunu belirten Koç Dayanıklı Tüketim'in Başkanı Özdemir, krizin batıdan doğuya doğru ilerlediğini, tedbir almanın zorunlu olduğunu söyledi.. Dünyada mortgage kriziyle başlayan olumsuz ekonomik koşulların etkisinin enflasyonla diğer ülkelere de yayıldığını belirten Koç Holding Dayan...

Kasırga petrol fiyatlarını da vurdu

Kasırga petrol fiyatlarını da vurdu


Uluslararası piyasalarda ham petrolün varil fiyatı,şiddeti devamlı yükselen Gustav Kasırgası'nın, ABD'nin açık denizdeki petrol üretimini olumsuz etkilemesi nedeniyle artış gösterdi.

Gustav Kasırgası'nın, ABD'nin, Meksika Körfezi kaynaklı toplam ham petrol üretimini, dörtte bir oranında düşürmesi sonucu, Asya borsalarında petrol fiyatları yükseldi.

ABD Ham Petrolünün, Ekim ayı varil teslim fiyatı, 1 dolar 54 sentlik artışla, 117 dolara çıktı.

AA


33 İlçeye Daha Kuraklık Ödeneği

33 İlçeye Daha Kuraklık Ödeneği

Bu yılın ilkbahar döneminde meydana gelen kuraklık nedeniyle zarar gören çiftçilere verilecek destekleme ödemelerine 13 ilin 33 ilçesi daha eklendi.

Bakanlar Kurulunun, “2008 Yılı İlkbahar Döneminde Türkiye’de Meydana Gelen Kuraklık Nedeniyle Zarar Gören Çiftçilere Nakdi Desteğin Hibe Olarak Verilmesine ve Bu Çiftçilerin T.C. Ziraat Bankası A.Ş. İle Tarım Kredi Kooperatiflerine Olan Tarımsal Kredi Borçlarının Ertelenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ı, Resmi Gazete’nin 29 Ağustos 2008 tarihli mükerrer sayısında yayımlandı.

Buna göre, desteklerden Ankara’nın Ayaş, Beypazarı, Polatlı, Çorum’un Alaca, Laçin, Sungurlu, Eskişehir’in Çifteler, Kayseri’nin Melikgazi, Konya’nın Akören, Doğanhisar, Kadınhanı, Malatya’nın Kuluncak, Muş’un Bulanık, Korkut ilçeleri faydalanacak. Ayrıca Nevşehir’in Merkez, Derinkuyu, Kozaklı, Niğde’nin Çamardı, Çiftlik, Ulukışla, Siirt’in Kurtalan, Yozgat’ın Akdağmadeni, Aydıncık, Boğazlıyan, Çandır, Çayıralan, Çekerek, Merkez, Saraykent, Sarıkaya, Sorgun, Kilis’in Musabeyli, Sivas’ın Gemerek ilçeleri de desteklerden yararlanacak. Karar 19 Temmuz 2008 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Konya'nın Asırlık Rüyası: Mavi Tünel

Konya'nın Asırlık Rüyası: Mavi Tünel

Hedeflenen tarih 2012 yılında hizmete girdiğinde 223 bin hektar tarım arazisini sulayacak Konya Ovası'nın 100 yıllık rüyası Mavi Tünel, yer altı suyunu besleyecek, içme suyu teminine büyük fayda sağlayacak.

Mavi Tünel Proje Müdürü Ahmet Kalkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mavi Tünel Projesi'nde, Akdeniz'e akan Göksu-Eğiste Deresi'nin Konya Ovası'nın sulanmasında kullanılmasının amaçlandığını söyledi.

Bu proje kapsamında Bağbaşı Barajı'nda toplanacak suların 17 kilometrelik tünel ile Konya Ovası'na akıtılacağını ifade eden Kalkan, Konya'nın 100 yıllık rüyası olan projenin hızla sürdüğünü anlattı.

92 milyon avro bütçeli projenin Bağbaşı Barajı ve Mavi Tünel olmak üzere 2 kısımdan oluştuğunu vurgulayan Kalkan, ''Şu anda 17 kilometrelik tünel için Toroslar'ı deliyoruz. Klasik tünel açma çalışmaları sürüyor. Bir süre sonra makine girecek ve tüneli açacak. Tünelimizin içi beton plaklarla segment kaplı olacak. Bu tüneli daha sağlam yapacak. Tünelimizin beton kaplı iç çapı 4,2 metre olacak'' dedi.

Kalkan, proje hizmete girdiğinde Konya Ovası'nda büyük değişim yaşanacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Akdeniz boşa akan su, Mavi Tünel sayesinde Konya Ovası'nda 223 bin hektar tarım arazisini sulayacak. Yer altı suyunun beslenimi sağlanacak. Konya kentinin uzun vade içme suyu teminine önemli destek verecek. Tarım üretimi artacağı için Mavi Tünel, ülke ekonomisine yılda 450 YTL'lik zirai katkı sağlayacak. Bunun yanı sıra tünel çıkışına kurulacak santral ile elektrik üretimi de yapılacak. Burada yılda 145 milyon KWH elektrik üretilecek. Bu üretimle de ülke ekonomisine yılda 11 milyon YTL'lik enerji katkısı sağlanacak. Ayrıca sulama imkanı olacağı ve üretim artacağı için 100 bin kişiye ilave istihdam yaratılacak.''

Kalkan, Mavi Tünel Projesi'nde şu anda hedeflenen noktanın ilerisinde olduklarını vurgulayarak, ''oldukça hızlı ilerliyoruz ancak bazı pürüzler var. Kamulaştırma sorunu yüzünden zaman zaman çok yavaşlıyoruz. Bunun aşılması gerekiyor. Kamulaştırma sorununu kendi kiralama yöntemimiz ile geçici çözüyoruz ama mahkemeler halen sürüyor. Bu sorun çözülürse Mavi Tünel hedeflenen tarih 2012 yılından önce hizmete girebilir'' diye konuştu.

Rusya'dan İhracata Bir Engel Daha

Rusya'dan İhracata Bir Engel Daha

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Avrupa'nın lojistik merkezlerinden Rusya'ya gönderilen ürünler içinde Türk mallarına yönelik engellemeler yapılması konusunda, ''Rusya'nın yaptığı tam anlamıyla tarife dışı engeldir'' dedi.

Tüzmen, Pekin'de Çin Ticaret Bakanı Chen Deming ile görüşmesinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Devlet Bakanı Tüzmen, bir gazetecinin, ''Rusya'nın, Avrupa'nın lojistik merkezlerinden gelen ürünler içinde Türk mallarına yönelik engellemeler yaptığına ilişkin bilgiler alıyoruz, doğru mudur?'' sorusuna yönelik olarak, ''Ne yazık ki bu bilgileri biz de aldık'' yanıtını verdi.

Tüzmen, sadece Türkiye'den gelen ürünlere değil, Avrupa'nın lojistik merkezlerinden gelen kargoların içindeki Türk ürünlerine de zorluk çıkarıldığını ifade ederek, ''Avrupa'dan gelen bu ürünler ayrıntılı denetime tabi tutuluyor, ikinci kez kontrol ediliyor. Bu ürünlerin Rusya pazarına girişi geciktiriliyor. Türkiye?de dünya markaları için üretilen ürünlerin ihracatında da sıkıntı yaşanıyor. Bu uygulamadan hem Türk ihracatçısı hem söz konusu marka hem de Rus ithalatçısı zarar görüyor. Rusya?nın uygulaması tam anlamıyla tarife dışı engeldir'' dedi.

Bu sorunların çözülmesi için girişimleri sürdürdüklerini belirten Tüzmen, mütekabiliyet esasına dayalı olarak önlemlere hemen başlayacaklarını söyledi. Rusya?nın Türkiye?nin dış ticaretinde ilk sırada yer aldığına dikkat çeken Tüzmen, sorunların bir an önce çözülmesini istediklerini, bu yıl 38 milyar dolar seviyesine ulaşmasını bekledikleri dış ticaret hacmini daha da artırmayı hedeflediklerini bildirdi.

Edinilen bilgiye göre, Rus gümrük yetkilileri, Avrupa?nın çeşitli lojistik merkezlerinden Rusya?ya ihraç edilen ürünlerin arasında yer alan Türk üretimi ürünlere zorluk çıkarmaya başladılar. Avrupa?daki lojistik merkezlerden Rusya?ya TIR'larla ihraç edilen ürünlerin kontrolü sırasında Türk ürünlerine rastlanırsa bu TIR'lar özel bölümlerde ayrıntılı denetimlere tabi tutuluyor.

Konuyla ilgili olarak AA muhabirine bilgi veren yetkililer, ünlü markalar koleksiyon parçalarının bir kısmını dünyanın çeşitli yerlerinde ürettiriyor ve bunları Avrupa?daki lojistik merkezlerde toplayıp çeşitli ülkelere ihraç ediyorlar. Çin?de Hindistan?da Türkiye?de üretilen mallar, Avrupa?nın çeşitli merkezlerinde talebe göre paketlenip kargo veya TIR?lar yoluyla Rusya?ya ulaştırılıyor. Bu malların içinde Türkiye?de üretilen ürünlere rastlanması halinde Rus gümrük makamları zorluk çıkartıyor. Çok kısa sürede çözülmesi gereken gümrük işlemleri günler sürüyor. Bu nedenle Dünyanın büyük markaları Türkiye?de ürettikleri ürünleri Rusya?ya ihraç etmekte sıkıntı çekince, bu ürünleri Rusya?ya göndermemeye başladılar. Bu da Türkiye?de üretilen ünlü markaların ürünlerinin ihracatında sıkıntıları da beraberinde getiriyor.

Tüketici Güveni Temmuzda Arttı

Tüketici Güveni Temmuzda Arttı

GFK Türkiye'nin araştırmasına göre, Temmuz 2008'de 71,4 olan Tüketici Güven Endeksi, Ağustos ayında bir önceki aya göre 9 puan yükselerek 80,1 düzeyine yükseldi.

Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa Birliğine (AB) üye ve aday ülkelerin ekonomik konjonktürlerini takip etmek amacıyla yürütülen ''İşyeri ve Tüketici Araştırmaları Ortak Uyumlu AB Programı''nın Tüketici Araştırmasını Avrupa Komisyonu adına yürütülen GFK Türkiye, Ağustos ayına ilişkin Tüketici Güven Endeksini açıkladı.

Buna göre, Temmuz ayında 71,4 seviyesinde olan endeks, Ağustos ayında 9 puan yükselerek 80,1 seviyesine çıktı.

Araştırmaya göre, tüketiciler Ağustos ayında ''AK Partinin kapatılma davasını, Ergenekon davasını, terörü ve ekonomik sorunları'' son bir ay içerisinde Türkiye'nin gündemindeki en önemli olay ve konu olarak belittiler.

ENDEKSİN ALT KALEMLERİ

Endeksin alt kalemlerine ve değişim oranlarına bakıldığında ise Ağustos ayında gelecek 12 ay için hanenin maddi durumu bir önceki aya göre 12,1 puan artarak 100'e çıktı. Genel ekonomik durum 18,5 puan artarak 105,5 puan, işsizlik oranı 8,5 puan artarak 69,9 puan, tasarruf eğilimi ise 4,4 puan artarak 44,9 puan seviyelerinde gerçekleşti.

Tüketici Güven Endeksi AB'de ise Ağustos ayında, Temmuz ayı ile karşılaştırıldığında 1 puanlık toparlanma gösterirken, Bulgaristan'da 5, İtalya'da 3, İngiltere ve İspanya'da 2'şer puanlık artış izlendi.

Esnaf Ramazan Bereketini Bekliyor

Esnaf Ramazan Bereketini Bekliyor

İzmirlilerin özellikle Ramazan alışverişinde tercih ettiği Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda esnaf, Ramazan ayı hareketliliğinin henüz başlamamasından şikayetçi.

İftar sofralarının vazgeçilmezi olan bakliyat, hurma, şarküteri, sebze meyve, baharat ve tatlı ürünlerini tüketicilerin beğenisine sunan çarşı içindeki Havra Sokağı esnafı, yarın başlayacak Ramazan ayının, müşteri yoğunluğunu artırmadığını ifade etti.

Kent genelinde yüksek seyreden hava sıcaklığının, iftar alışverişini olumsuz etkilediğini savunan esnaf, Ramazanın başlamasıyla satışların artmasını umduklarını söyledi.

''VATANDAŞTA PARA YOK''

Havra Sokağı'nda esnaflık yapan Başar Manisalı, ramazan alışverişinin henüz başlamadığını, sıcak havanın da bu duruma büyük etkisi bulunduğunu belirtti.

Ramazanın başlamasının ardından çarşıda hareketliliğin artacağını ifade eden Manisalı, ''Bu sene, geçen seneden çok farklı. Bu yıl işler, yüzde 50-60 daha az. Maalesef tüketicinin elinde para bulunmadığı, herkes kredi kartlarına boğulduğu için artık gıdayı bile tüketmemeye başladılar'' dedi.

Havra Sokağı'nda 11 yıldan bu yana beyaz et satışı yapan Serdar Uzun ise müşteri hareketliliği açısından Ramazan ayının bu sene beklentilerini karşılayamadığını söyledi.

Gıda fiyatlarında 2007'ye kıyasla artış yaşanmadığını vurgulayan Uzun, vatandaşların, kırmızı ete göre uygun fiyatı nedeniyle tavuk etini tercih ettiğini kaydetti.

Şarküteri ürünlerini müşterilerin beğenisine sunan İbrahim Yaşar da peynir fiyatlarında geçen yıla oranla artış gözlendiğini, tüketicilerin alım gücünün ise her geçen gün azaldığını savundu.

Havra Sokağı manavlarından Abdurrahman Yılmaz, piyasalardaki durgunluğun, Kemeraltı Çarşısı esnafını da olumsuz etkilediğini savunarak, ''Artık her şey eski Ramazanlardan çok farklı. İş yok, millette para yok. Geçen sene ramazan alışverişi normaldi. Bu sene ne olacağı henüz belli değil'' diye konuştu.

''ÇOCUKLU AİLELERİN DURUMU ZOR''

Ramazan alışverişini yapmak üzere Havra Sokağı'nı tercih eden emekli öğretmen Nermin Serbest, Ramazan ile 2008-2009 eğitim-öğretim yılı hazırlıklarının denk gelmesinin özellikle çocuklu aileler için sorun olduğunu anlattı.

Maddi sıkıntılar nedeniyle anne-babaların alışverişi tartışarak yaptıklarını savunan Serbest, ''Her şey çok pahalı. Çocuk sahibi olanlar için çok daha zor. Ete yaklaşamıyorsun çok pahalı. Balık almak istesen, o da pahalı. Kalabalık aile için çok daha zor. Ayın 15'inde para bitiyor. Okullar açıldığı için kitap çanta derdi de var. Çok zor'' şeklinde konuştu.

Zeki Erişkin ise gıda fiyatlarında geçen yıla oranla artış yaşanmamasından memnun olduklarını, maddi güçleri doğrultusunda alışveriş yaptıklarını kaydetti.


KESK İkinci Defa AİHM'ye Başvuracak

KESK İkinci Defa AİHM'ye Başvuracak

KESK Genel Başkanı Sami Evren, toplu görüşmenin yasal olmadığını kaydederek, bununla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararı olmasına karşın hükümetin bu karara uymadığını, bu nedenle AİHM’ye ikinci kez başvuracaklarını ifade etti.

Onbeş günlük toplu görüşme sürecini ANKA’ya değerlendiren KESK Genel Başkanı Sami Evren, hükümetin Anayasa’nın 90. maddesinin gereğini yerine getirmediğini ve görüşmelerin hukuka aykırı olduğu toplu görüşmelerin ilk turunda dile getirdiğini belirtti.

Sonucu baştan belli olan toplantı ile kamu çalışanlarını umutlandırmanın, sendikalara olan güvensizliği artırmanın doğru olmadığını dile getiren Evren, konuşmasına şöyle devam etti:

“Görüşmeler AHİM kararlarına aykırıydı. Bu kararların uygulanması gerekiyor. Biz bunu ileride gündeme getireceğiz. Avrupa Konseyi üyesi olan bir hükümet bu kararı uygulamıyorsa suç işliyor demektir. AİHM’ye dava açacağız. Bununla ilgili Başbakanlığa dilekçe verdik. 60 günlük süre sonrasında cevap gelmezse hükümetin karara uymaması ile grev ve toplu sözleşme hakkını engellediği gerekçesiyle AİHM’ye ikinci bir dava açacağız.”

EN DÜŞÜK MEMUR MAAŞINA 2009’DA TOPLAM YTL ZAM

Hükümetin sunduğu yüzde 7.5 zammın sürpriz olmadığını buna karşın teklifin yüzde 8.5'a yükseltilmesinin de yetersiz olduğunun altını çizen Evren, hükümetin bu teklifini Haziran ayında açıkladığını anımsattı. Sendikaların da tekliflerinin görüşme öncesinde belli olduğunu ifade eden Evren, görüşme sürecinde karşılıklı söylenenlerin “senaryo gereği” oynandığını söyledi.

Zamlar sonrasında 776 YTL olan en düşük memur maaşına ilk yarıda 32 YTL, ikinci yarıda ise 37 YTL zam yapılacağına dikkat çeken Evren, diğer sendikaların yapılacak zammı yükselteceklerini düşündüklerini için masaya oturduklarını, böyle bir şeyin mümkün olmayacağını kaydetti.

Yüzde 7.5’lik zammın artırılmasının bir tek enflasyona bağlı olduğunu vurgulayan Evren, “Enflasyonda anlaşamıyoruz. Açlık sınırını 255 YTL açıklayan TÜİK bu seferde enflasyonu düşük açıklıyor. Yüzde 30’luk enflasyonla, yüzde 1.9’luk enflasyon iddiası var. Dokuz kat aramızda fark var. Yani ortaya bilimsel bir kriter oluşturamıyorsunuz. Çalışanlarla alay ediliyor” dedi.

Memurlara yapılacak yüzde 8.5’luk zammın üzerine ek ödemeyi de ekleyeceğini dile getiren Evren, hükümetin sonra da “yüzde 20-22 zam yaptık diyerek kamuoyunu yanıltacağını” kaydetti.

“TÜİK, OBJEKTİF VE BİLİMSEL OLMALI”

Açıklanan açlık sınırı ile yaşayabilmenin mümkün olmadığını açlık sınırını açıklayanların da bildiğini belirten Evren, açıklanan açlık sınırının hayatın gerçeği ile örtüşmediğini söyledi. “TÜİK, objektif ve bilimsel olmalıdır” diyen Evren, şöyle devam etti:

“Açıklanan açlık sınırı objektif mi değil, bilimsel mi değil, akla sığıyor mu sığmıyor, vicdana sığıyor mu sığmıyor. Bu açlık sınırı niye böyle açıklanıyor? Çünkü bir takım kriterler buna göre belirleniyor. Burada bir yalan söylemesi lazım ki bir sonraki yalanına olanak olsun. TÜİK’in açıkladığı açlık sınırı ne kadar komikse, onbeş gündür yapılan toplu görüşme de o kadar komik. İkisi de birbirini tamamlıyor.”

“HÜKÜMETİN SAMİMİYETİNİ TEST ETTİK”

Öte yandan 2002 yılında başlayan toplu görüşmelere 2006’dan itibaren KESK olarak katılmadıklarını hatırlatan Evren, 2006’dan önce dört oturumda hükümetin iyi niyetini samimiyetini test ettiklerini kaydetti. Evren, “Hem kamuoyu açısından hem de hükümetin demokrasi anlayışı açısından ciddi bir sorunla karşı karşıya geldik. Anladık ki bu hükümet siyasi tercihini bu yasanın arkasına sığınarak, kamuoyunu aldatmaya yönelik bir tutum sergiliyor. Bu bir oyundur. Bu oyunu boşa çıkaralım dedik. Bu görüşmelere katılsaydık hükümet bir şey söylüyor, sendikalar kabul etmiyor, anlaşılamıyor diye düşünülecekti” diye konuştu.

AKP DAVASININ SONUCU PİYASALARI RAHATLATTI

AKP DAVASININ SONUCU PİYASALARI RAHATLATTI

İSTANBUL - Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti’nin kapatılmamasına karar vermesi Türkiye’nin önündeki en büyük siyasi riski ortadan kaldırınca, son günlerde bu beklentiyi satın almaya başlayan para piyasalarında güçlü hareketler görüldü. Borsada yükseliş sürerken, dolar ve faiz gerilediDün karardan ö
nce yüzde 5.6’lık artışla kapanan İstanbul Borsası güne hızlı alımlarla başladı. İMKB Ulusal 100 Endeksi açılışta 43 bin 207’ye çıkarak 7 Mayıs’tan bu yana en yüksek düzeyi gördü. Endeks ilk seansı 1.135 puanlık artışla 42 bin 477’den tamamladı. Endeks seans içinde en yüksek 43 bin 285’i gördü.

Endeks ikinci seansta kazançlarının bir kısmını geri verdi ve gün sonunda 858 puanlık artışla 42 bin 200 puana çıktı. Hisse senetlerinin değer kazancı yüzde 2.08 oldu.

DOLAR 1,16’NIN ALTINA İNDİ
AK Parti’nin kapatılmayacağının açıklanmasının hemen ardından dün 1,1700 YTL’ye gerileyen dolar bu sabah bankalararası piyasada 1,1625 YTL seviyesinden açıldı. Ancak daha sonra dolar gün içinde 1,16’nın da altına indi ve 1,1545’i gördü. Böylece dolar 16 Ocak’tan beri en düşük düzeye geriledi.

Anayasa Mahkemesi’nin kararının ardından gösterge olan 14 Nisan 2010 vadeli kıymetin bileşik faizi yüzde 18.69 ile 25 Nisan’dan bu yana en düşük düzeyi gördü.

DAVA DOLARI NASIL ETKİLEDİ?
* 2007 Ekim-2008 Mart döneminde 1,15 YTL’ye kadar gerileyen dolar 1,15-1,25 YTL bandında hareket etti. Uluslararası finans piyasalarında yaşanan dalgalanmanın etkisiyle hafif yükselişler görülse de bunlar kalıcı olmadı. Kur aynı bantta seyretmeyi sürdürdü.
* 14 Mart’ta AK Parti’ye kapatma davası açılması sonrasında kurdaki hareketin yönü de yukarı çevrilmeye başladı.
* Anayasa Mahkemesi’nin davaya ilişkin iddianameyi 31 Mart’ta kabul etmesiyle kur 1,33’ün üzerine çıktı.
* 23 Mart’ta 1,2325 YTL düzeyinde olan dolar 1 Nisan’a kadar gelen süreçte yüzde 9’u aşkın değer kazandı.
* Dolar 1 Nisan’da 1,3460 YTL’ye çıkarak 22 Ağustos 2007’den bu yana en yüksek düzeye çıktı. Ancak bu seviyeden gelen satışlarla dolar düşüşe geçti ve aylar itibarıyla aşağı yönlü trendini sürdürdü.
* 17 Temmuz’da 1,20’nin de altına inen dolar, son haftalardaki iyimser havayla düşüşünü sürdürdü.
* Anayasa Mahkemesi’nden gelen ‘kapatmama’ kararı sonrasında dolar 1,16 YTL ile beş ay önceye dönüş yaptı.

ABD ikinci çeyrekte yüzde 3.3 büyüdü

ABD ikinci çeyrekte yüzde 3.3 büyüdü
ABD’de ikinci çeyrekte büyüme yüzde 1.9’dan yüzde 3.3’e revize edildi.

Güncelleme: 16:58 TSİ 29 Ağustos 2008 Cuma

WASHINGTON - ABD’de ikinci çeyrekte gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) büyümesi daha önceki açıklamadaki yüzde 1.9’dan yüzde 3.3’e revize edildi, çekirdek PCE için aynı dönemde daha önce yüzde 2.1 olarak açıklanan rakam ise revize edilmedi.
Haberin devamı

Reuters anketine katılan ekonomistler, ABD birinci çeyrek GSYH’nın yüzde 2.7, çekirdek PCE’nin ise yüzde 2.1 olmasını bekliyorlardı. ABD GSYH büyümesi 2008’in ilk çeyreğinde yüzde 0.9, çekirdek PCE ise yüzde 2.3 olmuştu.

Diğer yandan ülkede işsizlik maaşına ilk kez başvuranların sayısı 23 Ağustos’ta biten haftada 10 bin kişi düşerek 425 bine geriledi. Beklenti, önceki hafta için 435 bine revize edilen başvuruların 428 bine gerileyeceği yönündeydi.

İzmir Enternasyonal Fuarı sona erdi

İzmir - Bu yıl 77'incisi düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı sona erdi.
Türkiye'nin en eski ve köklü fuarı olarak bilinen İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), bu yıl, açık ve kapalı toplam 70 bin metrekarelik sergi alanında 58 ülke ve 252'si yabancı 1043 firmanın katılımıyla gerçekleştirildi.
Onur konuğu ülke olarak Küba'nın, onur konuğu il olarak da Karabük'ün yer aldığı fuarda, ticari boyutta en büyük ağırlığı gıda sektörü oluşturdu. Bu sektörden 150 firmanın stantlarıyla boy gösterdiği fuara, mobilya ve dekorasyon, otomotiv, finans ve hizmet sektörü, iş ve tarım makineleri, elektrik, elektronik ve iletişim, kitap ve yayıncılık, yapı malzemeleri ve inşaat, sağlık termal turizm ile denizcilik sektörlerinden de çok sayıda firma katıldı.
Yalnızca İzmir için değil, tüm Ege Bölgesi için büyük önem taşıyan İEF'i, bu yıl yaklaşık 1.5 milyon kişi ziyaret etti.
Bu yılki ana teması "Küresel Isınma ve İklim Değişikliği" olarak belirlenen fuarda faaliyet gösteren 60'a yakın firmanın güneş ve rüzgar enerjisi, elektrik ve su tasarrufu, katı atık geri dönüşüm sistemleri ile daha az enerji harcayan ürünleri ve yeni iklimlendirme teknolojileri tanıtı
77. İzmir Enternasyonal Fuarı sona erdi

Kur Tartışması İddiasına Yalanlama


Şimşek: Tekstil toplantısında yaşandığı söylenen diyalog hayal ürünü.

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'ten, Tekstilde Yeni Değişim-Dönüşüm Stratejisi Toplantısı'nda yaşandığı iddia edilen diyaloglara yalanlama geldi.

Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Şimşek, "Sektör temsilcileri ile YTL'nin değeri ve kura ilişkin yaşandığı iddia edilen diyaloglar hayal ürünüdür" dedi.

Şimşek açıklamasında, geçen Çarşamba günü gerçekleşen toplantıya atfen bazı gazetelerde çıkan "İşte Gizli Zirvedeki Kur Kavgasının Tutanakları" ve "Tekstil Zirvesinde Bakanların Aşırı Değerli YTL Tartışması" başlıklı haberlerde şahsına yönelik yer alan ifadelerin gerçekle bağdaşmadığını bildirdi.

Açıklamada, "Kapalı kapılar ardında gerçekleşen bu toplantıda, sektör temsilcileriyle yapıldığı iddia edilen diyaloglar kesinlikle yaşanmamıştır, söz konusu haberleri yalanlıyoruz" denildi.

Gustav Kasırgası Petrol Fiyatlarını Artırdı

Gustav Kasırgası Petrol Fiyatlarını Artırdı
Uluslararası Piyasalarda Ham Petrolün Varil Fiyatı,şiddeti Devamlı Yükselen Gustav Kasırgası'nın, ABD'nin Açık Denizdeki Petrol Üretimini Olumsuz Etkilemesi Nedeniyle Artış Gösterdi.

Haber Yayın Tarihi: 01.09.2008 10:48

Doktorlara pos cihazı zorunluluğu başladı

Doktorlara pos cihazı zorunluluğu başladı

Serbest çalışan hekimlerin muayenehanelerinde POS cihazı bulundurma zorunluluğu bugün başlayacak.

Güncelleme: 00:57 TSİ 01 Eylül 2008 Pazartesi

ANKARA - Serbest çalışan hekimler, diş hekimleri ve veteriner hekimler, bu tarihten itibaren kredi kartı ile yapılan ödemelerde POS cihazı kullanacak. Söz konusu cihazlarla düzenlenecek POS fişleri de, mükelleflerce yürütülen serbest meslek faaliyetinde, Vergi Usul Kanununa uyumlu “serbest meslek makbuzu” olarak kabul edilecek.
KULLANILACAK CİHAZIN ÖZELLİKLERİ
Hekimlerce kullanılacak POS cihazları ve bunların üreteceği belgeler, şu özelliklere sahip olacak:

Belge üzerinde mükellef bilgileri, tarih, saat, sıra no, hizmetin cinsi, vergi tutarı bilgileri ile “Bu belge V.U.K uyarınca serbest meslek makbuzu yerine geçen belge hükmündedir” ibaresi yer alacak.

POS’lardan her günün sonunda günlük kapanış raporu (Z raporu) alınabilecek.

POS cihazlarında bilgilerin kolaylıkla kararıp, silindiği, mikrokapsüllü karbonsuz kopyalama kağıt ruloları kullanılmayacak.

Serbest çalışan hekimler, diş hekimleri ve veteriner hekimler, 1 Eylül 2008 tarihinden itibaren, iş yerlerinde sadece bu özelliklere sahip POS cihazı bulunduracak ve kullanacak.

GEREKLİ ŞARTLARI TAŞIMAYAN POS CİHAZLARI TOPLATILACAK
Gerekli şartları taşımayan POS cihazları da bankalar ve katılım bankaları tarafından ya toplanacak ya da belirtilen esaslara uygun hale getirilecek.

Hekimler, yeni uygulama döneminde POS’ları kullanmak suretiyle yaptıkları tahsilatlarda, müşterilerine POS cihazından çıkan belgeleri verecek.

Müşteri tarafından talep edilse dahi başka belge düzenlemeyecek.

Cihazların özelliğinden ve kredili satışlara ilişkin mevzuattan dolayı belgenin birinci nüshasının mükellefte kalması durumunda, müşteriye verilen ikinci nüsha, vergi uygulamalarında asıl belge gibi mütalaa edilecek.

Hekimler, POS’ları kullanarak hizmet verdikleri her günün sonunda kapanış raporu alacak ve bu raporları gerektiğinde Bakanlık görevlilerine ibraz etmek üzere saklayacak.

Kredi kartı kullanılmaksızın ödenen hizmetlerde ise eskiden olduğu gibi serbest meslek makbuzu düzenlenmeye devam edilecek.

3 AY ERTELENMİŞTİ
5 Ocak 2008’de Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle serbest meslek faaliyeti icra eden hekimler (diş hekimleri ve veteriner hekimler dahil) için getirilen, iş yerlerinde 1 Haziran 2008 tarihinden itibaren kredi kartı okuyucusu (POS cihazı) bulundurma zorunluluğu, mayıs ayında çıkarılan tebliğle 3 ay ertelenerek, uygulamanın 1 Eylül 2008 tarihinde başlanılmasına karar verilmişti.

Narenciye ihracatları tedirgin

Rusya'nın Türk ürünlerine kısıtlama getirmesi, 15 Eylül'den sonra sezonu açacak olan narenciye ihracatçılarını tedirgin ediyor.

Adana -
Narenciye ihracatları tedirgin
Büyütmek için tıklayınız.
29.08.2008
Akdeniz Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliği (AKİB)Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kavak yaptığı açıklamada, Rusya'nın başta narenciye olmak üzere yaş sebze ve meyve ihracatçısı için önemli bir pazar konumunda bulunduğunu söyledi. Geçtiğimiz yıl Türkiye'den Rusya'ya 267 bin ton narenciye ihraç edildiğini ve karşılığında da 170 milyon dolar döviz girdisi sağlandığını belirten Kavak, "Narenciye ihracatımızın hem miktar hem de değer bazında yüzde 33'ünü Rusya'ya gerçekleştirdik. 713 bin ton yaş sebze ve meyve gönderdik. Karşılığında da 501 milyon dolar gelir elde ettik. Dolayısıyla Rusya Türkiye için, narenciye ve yaş sebze-meyve ihracatçısı için önemli pazar" dedi.

Rusya'nın Türk ürünlerine yönelik ciddi kısıtlamalar getirdiğini, engeller çıkardığını, bunun 15 Eylül'den sonra başlayacak narenciye sezonuna etkisi konusunda tedirginlik duyduklarını ifade eden Kavak, "Rusya ile ilişkilerimiz şu anda net değil. Engeller geçici mi yoksa kasıtlı mı onu net öğrenmiş değiliz. Ancak, görünen o ki tüm ihraç ürünlerine yönelik bir zorlaştırma var. Devam ederse bizim açımızdan ciddi sıkıntılar olur. Şu an bir sorun görünmüyor. Ancak sıkıntı sezonu açacağımız 15 Eylül'e kadar çözülmezse tehlike arz eder. Şu anda hem narenciye üretici hem de narenciye ihracatçısı tedirgin. Yakın bir dönemde birkaç gün içinde netleşir diye düşünüyoruz. Biz de ona göre tedbirlerimizi alırız" diye konuştu.

Kavak, Doğu Avrupa ülkeleri ve Rusya'ya yapılan ihracatın narenciye ihracatının yüzde 65'ini kapsadığı için bu pazarın çok önemli olduğunu, Türkiye'nin bu ülkelerle ilişkilerini düzeltmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin narenciye başta olmak üzere yaş sebze ve meyve ihracatında Rusya'nın yanı sıra Ukrayna ve Romanya pazarında da etkin olduğun kaydeden Kavak şunları söyledi:

"Toplam narenciye ihracatımızın yüzde 14'ünü Ukrayna'ya, yüzde 10'unu da Romanya'ya yapıyoruz. Dolayısıyla Doğu Bloku ülkelerine yaptığımız ihracat toplam ihracatımızın yüzde 65'ine denk geliyor. Burada yüzde 35'le en büyük payı Rusya alıyor. 2006'da Rusya'ya gerçekleştirdiğimiz ihracat yüzde 40'ın üzerindeydi. Geçen yıl bu oranda yüzde 10 azalma oldu. Sorun giderilirse tekrar çıkartabiliriz. Çözüleceğini de düşünüyoruz. Aksi halde yeni pazarlar bulmak zor. Yaş sebze-meyve ve narenciye gibi ürünleri daha çok yakın pazarlara bölge ülkelerine gönderme şansımız var. Bu ürünleri bekletme şansımız yok. Dolayısıyla Rusya'nın alternatifi olacak ülkeyi kısa sürede bulmamız zor. AB'de şansımız yüksek değil. İspanya, Yunanistan ve İtalya faktörü var. En büyük rakibimiz de İspanya."

Türkiye'den geçtiğimiz yıl bir önceki sezona göre yüzde 21 oranındaki düşüşle 830 bin ton narenciye ürününün ihraç edildiğini, 514.8 milyon dolarlık döviz girdisi sağlandığını hatırlatan Kavak, Rusya'yla sıkıntının çözülmesi durumunda bu yılki ihracatın 1 milyon tonu bulabileceğini sözlerine ekledi.

İllegal at yarışı pazarı 1 milyar dolara ulaştı

Ceyhun KUBURLU

İllegal at yarışı pazarı 1 milyar dolara ulaştı
Tamamlanan projelerle hızla büyüyen Türkiye Jokey Kulübü, at yarışlarından 2008 yılında 2 milyar YTL ciro bekliyor.

Son dönemlerde illegal oyunlardan şikayet eden Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Kadri Ekinci, "Yasal olmayan at yarışı oyunları pazarı 1 milyar dolara ulaştı. Yetkililerden destek bekliyoruz" dedi.

TÜRKİYE’de illegal at yarışı pazarı 1 milyar dolara ulaştı. Özellikle büyük şehirlerde sıkça oynanan bu oyunlar at yarışı sektörünü de olumsuz yönde etkiliyor. Yazıcı adı verilen sistemle daha çok kahvehanelerde oynanan yasal olmayan at yarışı oyunları yasal oyunlara göre yüzde 30 daha fazla kazandırıyor. Daha önce Singapur ve Japonya gibi ülkelerde sıkça rastlanan bu oyunlar gelişmiş ülkelerdeki modeller örnek alınarak önüne geçilmek isteniyor. Tamamen güvene dayalı bir sistemle oynanan bu oyunların önüne geçmek için Türkiye Jokey Kulübü de harekete geçti. Yabancı ülkelerden katılacak yetkililer bu oyunlarla mücadele yollarını masaya yatıracak.

İllegal oyunların at yarışı sektöründen önemli bir pay çaldığını söyleyen Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Kadri Ekinci, şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz kendi pazarımızı geliştirmek için her geçen gün yeni projeler üretiyoruz. Ancak illegal oyunların önüne geçemedik. Bunun için yetkililerin bize yardımcı olması lazım. Bugün bu oyunların değeri maksimum 1 milyar dolara ulaştı. Vergi gibi maliyetler olmadığı için oynayanlar yüzde 30 daha fazla kazandırıyor. Sektörün gelişimini engelleyen bu sistem için yabancı ülkelerdeki mücadele modelleri dikkate alınmalı."

Hedef 2 milyar YTL

İstanbul’da yenilenen stadyum projesi ile at yarışı oyunlarının hızla geliştiğine dikkat çeken Yasin Kadri Ekinci, şöyle konuştu: "Gece koşuları sektörü daha fazla büyütecek. Bugün İstanbul Veliefendi Hipodromunun ışıklandırma projesine tam 14 milyon Euro yatırım yaptık. Bu sayede gece koşuları da başladı. Yapılan ışıklandırma projesi 16 futbol stadyumunu aydınlatacak bir proje oldu. Bu çalışma ile ciromuza 54 milyon YTL’lik bir ek katkı sağlamış olacağız. Yıl sonu ciro hedefimiz ise 2 milyar YTL’ye ulaşmış olacak. Bacasız dev bir sanayi oluşturduk. Bu sektör Türkiye’deki bütün şans oyunlarının gelişimini de hızlandıracak. İllegal oyunların sona ermesi de pazarı büyütecek."

At yarışı festivali

Yeni hipodromlar ve yeni ışıklandırma projeleri bulunduğunu anlatan Ekinci, şu bilgileri verdi: "2007 Mayıs ayında İzmir’de ışıklandırma projemizi tamamladık. Sonra İstanbul bitti. Şimdi sırada Adana var. Futboldaki gibi stadyumları teker teker ışıklandıracağız. Bu projeler çok önemli. Ayrıca Antalya’da tamamlamak istediğimiz bir proje var. Arsa çalışmaları bitince burada at yarışı festivali yapılacak bir hipodrom kuracağız. Para harcayan yabancı turisti at yarışları ile bölgeye çekeceğiz. 2.5 ay sürecek koşular tam anlamıyla at yarışı festivaline dönüşecek. Burada da yabancı ülkelerdeki bazı modeller ele alınacak. Bu sayede para harcayan turisti çekmiş olacağız."

27 yabancı at 2.9 milyon dolar ödüle koşacak

ÖNÜMÜZDEKİ günlerde İstanbul’da yapılacak uluslararası at yarışı ile ilgili bilgi veren Yasin Kadri Ekinci, şöyle konuştu: "Bu yarışlar dünya genelinde büyük ilgi görüyor. Türkiye’de bu yıl düzenlenecek yarışlara 130 yabancı at müracaat etti. 27 at geliyor. İstanbul’da 2 günlük bir at yarışı festivali olacak. Toplam 8 koşunun yapılacağı yarışlarda 2 milyon 975 bin dolar ödül dağıtılacak."

Rakamlarla at yarışı sektörü

Toplam ciro hedefi 2 milyar YTL.

İllegal pazar 1 milyar dolar.

Işıklandırma 14 milyon YTL.

Ek gelir 54 milyon YTL.

Loca fiyatı 600 YTL

İSTANBUL hipodromundaki locaların satışları hakkında bilgi veren Yasin Kadri Ekinci şöyle konuştu: "Bu hipodromdaki localar herkesin ilgisini çekiyor. Burada tam anlamıyla 5 yıldızlı bir hizmet veriyoruz. 6 kişilik locaların bedeli 600 YTL. Önemli koşularda burası büyük ilgi görüyor. Ancak tam anlamıyla gelirlerimizi artırmıyor. Çünkü bu localarda yiyecek ve içecek bölümleri bulunuyor. Her türlü hizmet karşılanıyor. Gelişmiş ülkelerin hipodromlarındaki locaları aratmıyor. Buraları tam anlamıyla eğlence mekanı haline getiriyoruz."

158 bin kişinin izlediği yarış

DÜNYADAKİ birçok hipodromun izleyici gelirlerinin çok fazla olduğunu söyleyen Yasin Ekinci, şu değerlendirmeyi yaptı: "Dünya hipodromlardan ciddi seyirci gelirleri elde ediyor. 158 bin kişinin izlediği yarışlar düzenleniyor. Bu yarışların bilet fiyatları ise 300 dolar ile 3 bin 800 dolar arasında değişiyor. Bunu yaratmamız lazım. Yarışlarda ciddi gelir elde edebiliriz. Zaman içinde gelirleri artıracak yeni çalışmalar yapacağız."

Dava bitti, tüketici güveni hızlandı

Dava bitti, tüketici güveni hızlandı

AK Parti’nin kapanmaması sonrasında CNBC-e Tüketici Güven Endeksi Ağustos’ta yüzde 19.3 artış kaydetti.


NTV-MSNBC
Güncelleme: 09:51 TSİ 01 Eylül 2008 Pazartesi

İSTANBUL - CNBC-e Tüketici Güven Endeksi Ağustos ayında yüzde 19.3 artarak 80.78 düzeyine yükseldi. Bu hızlı yükselişte Temmuz ayı sonunda AK Parti hakkındaki kapatma davasının sonuçlanması etkili oldu.

Endeksin detaylarına bakıldığında, tüketici güvenindeki iyileşme esas olarak geleceğe ilişkin beklentilerdeki iyileşmeden kaynaklandı. CNBC-e Tüketici Beklenti Endeksi yüzde 23.7 artarak 69.92 düzeyine çıktı. Geleceğe ilişkin beklentilerdeki artışa karşın, tüketicinin kişisel finansal durumu hakkında bir yıl öncesine göre daha olumsuz hissettiği, mevcut tüketim eğilimini arttırma konusunda ise çok güçlü sinyal vermediği görülüyor. Bu çerçevede, CNBC-e Tüketim Eğilim Endeksi sadece yüzde 3.7 artarak 120,89 değerini aldı.

Endeks sonuçlarını değerlendiren Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Aslanoğlu, “Önümüzdeki dönemde mevsimsel faktörler dışında iç talepte güçlü bir artış olasılığını düşük görüyoruz. Bu görüşümüzün bir diğer nedeni de endeksin tarihsel ortalamalarının ve geçtiğimiz yıl Ağustos ayında 105 olan değerinin hayli altında olmasıdır” şeklinde görüş belirtti.